10 Kasım 2022 Perşembe

Bi' Prodigy Olsa da Yesek

Sabah yürüyüşleri çeşitli aydınlanmaları yaşadığım anlar olmaya başladı. Uykulu bir halde üzerime yürüyüşe uygun sefillikte bir şeyler geçirdikten, kulaklığımı kulağıma taktıktan ve ayakkabılarımı ayağıma geçirdikten sonra kendimi sabahın soğuğuna atmak farklı uyanışlar yaşamamı sağladı. 

Geçen gün radyo tiyatrosunun yürüyüş için ne kadar ideal olduğu aydınlanmasını yaşamıştım mesela. Ve daha sonra yapmayı sevdiğim şeylere ara vererek onu özlemenin, söz konusu şeyi yaptığım zaman bana daha büyük coşku verdiği aydınlanmasını yaşamıştım. Bu sabah ise bünyemin ihtiyacı olan şeyin ne olduğu anladım.

Bayan Kene'nin ihtiyacı olan şey tabanları şişinceye, saçları terden ıslanıp lüle lüle gruplar haline gelinceye kadar kuduracağı bir The Prodigy konserine gitmek. Tam olarak, spesifik olarak ihtiyacı olan şey bu. Bu sabah, No Tourist albümü dinlemem gerektiğini hissettim ileklerime kadar. Açtım ve bütün hücrelerimin kendinden geçercesine müziğe kapılmak istediğini fark ettim. Bu bana kendimi bir şekilde canlı hissettirdi. Hiç yürümediğim kadar hızlı bir şekilde yürüyüp gerçekten uyanmış bir halde eve döndüm. O kadar gaza geldim ki laptopu açıp bu satırları bile yazıyorum!

Tabii ki gerçekçi olmak ve böyle bir konsere gitmemin imkansız olduğunu kabul etmem lazım. Dalyan'da da herhangi bir electronic punk partisi bulmam aynı derecede imkansız. Yok düşündüm de, Dalyan'da bir electronic punk partisi bulmam böyle bir konsere gitmemden daha imkansız. O yüzden standartlarımı düşürmeye karar verdim. Zaten bu aralar standartlarımız genel olarak yerlerde sürünüyor, bu konuda da sürünmek bana koymaz.

İstanbul'a sık sık gittiğim için en azından azıcık hoplayıp zıplayacağım bir geceyi belki İstanbul'da geçirebilirim, diye düşünüyorum. Ufak bir araştırma yapacağım. Belki bir atraksiyon yakalarım. Bir Prodigy olmaz tabii ki de... azla yetinmesini de öğrendik çok şükür.