28 Şubat 2021 Pazar

Böyle Hafta Sonları Çok Sık Yaşanmaz

Muhtemelen ömrü hayatı boyunca Bayan Kene ilk defa bu kadar verimli bir hafta sonu geçirdi. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz!

Gerçekten pek çok hafta sonu bir şeyler yaptığım olmuştu. Ama hiç dün ki kadar yoğun bir şekilde çalıştığımı hatırlamıyorum. Halim olsa idi bu yazıyı dün gece yazacaktım ve tamamlanmış bir iş daha ekleyecektim ama gözlerim yorulmuştu. O yüzden yazıyı bu sabaha bıraktım.

Aslında dün istediğimden daha geç kalkmış, günün verimli geçebilecek iki saatini yatakta yemiştim ve mutsuzdum. Ama sonrasında Bay Nerd ile birlikte epoksi dökme macerasına atılarak bütün mutsuzluğumu geride bıraktım. Kalıplara koyacağımız ufak zımbırtıları bir gece önceden boyayıp hazırlamıştık. Sabah epoksi karışımını hazırlayıp özenle minik kalıplara dökümü yaptık. Bu döküm işlemi nereden baksan bir buçuk saatimizi aldı. İlk dökümden sonra dört saat bekletmek istediğim için güneşin altına koyduk ve ben hemen miyuki işine giriştim.

26 Şubat 2021 Cuma

Yeni Arkadaşlar Edindim

Bayan Kene bir süredir pek de alışık olmadığı bir ortama giriyor. 

Fizik tedavisi bittikten sonra boşalan günlerini Halk Eğitim'de verilen kurslarla değerlendirme fikri aslında kendisine ait değil. Bir Zamanlar Sıkıntılı Bey ve Bay Sigarayı Planklemem'in ritim kursu maceraları bu fikrin oluşmasına sebep oldu. İstekli bir şekilde ritim kursuna giden bu ikilinin tecrübelerini dinledikçe kendisi de böyle bir ortama girmek istedi. Farklı insanlar arasında farklı bir iş öğrenme coşkusu Bayan Kene'ye çok sık gelmez. Bu nedenle hazır gelmişken üzerine fazla düşünmeden hemen Halk Eğitim Merkezine gitti.

22 Şubat 2021 Pazartesi

Şubat da Bitiyor Yahu!

Yeni bir haftaya daha başladık derken Şubat ayını da bitiriyoruz. Hatta ve hatta, şimdi söyleyeceğime inanamayacaksınız belki ama 2021 yılının ikinci ayını geride bırakıyoruz! Bakın ilk değil, ikinci ayı! İnanılmaz ama gerçek. Ondan bundan şikayet ede ede, oraya buraya koştura koştura yeni senin iki koca ayını geride bıraktık! 

Peki bu zaman diliminde ne yaptık? Aranızda geri dönüp bakmak istemeyenler olabilir, çok normal!

Benim bu koca iki ay sonunda elde ettiğim, %80'i tamamlanmış bir adet amigurumi tarifi (doğru okudunuz, sadece 1 adet!) ve yüzde 40'ına hakim olduğum iki yeni hobi! Bunun dışında ne okuduğum kitap sayısında bir ilerleme kaydettim ne de izlenecekler listemde elle tutulur bir yol alamadım. Bir adet Kore dizisi bitirdim. Bir adet belgesel bitirdim ve bu kadar!

17 Şubat 2021 Çarşamba

Gözlerim Bunu Da Gördü!

Dalyan havasının beni şaşırttığını söylemek isterdim ama olay vuku bulduğu sırada ben Ortaca'da, boncuk dizmenin inceliklerini öğrenmek adına el işi kursuna gidiyordum. O yüzden olayı kendime göre uyarlamam ve "Ortaca havası beni şaşırttı." demek durumundayım. Dalyan'ın şaşırtıcı etkisini o an Dalyan'da bulunan arkadaşlardan dinlemek daha doğru olacaktır.

Rivayete göre buralara en son kar 14-15 sene önce yağmış (kursa katılan bir hanımefendinin söylemesi, doğruluğu kanıtlanmış değildir). Bunu duymadan önce sahip olduğum rivayet ise buradakilerin hiç kar görmemiş olması idi. Bu bilgiye, Dominantlar Kraliçe'sine bakan On Dünyaya Bedel Teyze sayesinde ulaşmıştım. Beraber televizyon karşısında olduğumuz bir an, karşımıza "Karın tadını yine çocuklar çıkardı!" haberi çıkmış ve On Dünyaya Bedel Teyze, "O ne biçim şey öyle, elle tutabiliyor musun?" diye sormuştu. Kendisinin ezelden beri buralı olduğu fikrimle birleşen demeci sayesinde burada karın esamesinin okunmadığı sonucuna varmıştım.

Sabah Rutini Güncellendi

Kendime güzel bir sabah rutini bulduğumu düşünüyordum.

Sekiz'de kalkıyorum (eğer çok fazla uykum varsa yarım saat öteliyorum kalkışımı), gece boyunca atık üreten vücudumu rahatlatmak adına banyoya gidiyor, dişlerimi fırçaladıktan sonra (benim için önemli, zira düzenli diş fırçalamak benim için zor bir şey ve yapıyor olmamdan ötürü gururluyum, özellikle belirtmek istedim), kahve makinesine güzel bir kahve yapmak için ihtiyaç duyduğu her malzemeyi sağladıktan sonra evdeki hayvanlar alemini besliyorum. 

Emekli astsubay havasına sahip kedimiz ve prenses yaradılışındaki köpeğimiz yemeklerini yerken ben de giyinme faslıma geçiyorum. Buraya kadar yavaş yavaş ayılmış oluyor, temiz giysileri seçecek ve insan içine çıkılır bir kombinasyon haline getirecek kadar zihnim açılıyor (moda anlayışım konusunda tartışırız, o ayrı). Yemeğini bitiren Çoko dışarı çıkacak olmanın heyecanı ile giyinme aktivitemi hızlandırmak adına odaya dalıyor, bacağıma geçirdiğim pantolonumu burnu ile itekleyerek bana gaz veriyor. İşlem tamamlanınca peşimde hoplayıp zıplayan köpeğim ile montumu (hava durumuna göre bere, atkı) alıyor, Çoko'ya tasmasını takıyor ve ufak yürüyüşümüze çıkıyoruz.

15 Şubat 2021 Pazartesi

Beyin Ne Tuhaf Şey

Beynime olan sevgim geçenlerde gene bir kabardı. Anlatayım...

Düşünür Veggi Hanım'la yürüyüş yapma planını gerçekleştirmek adına buluşma noktasına yürürken sol kulağımda aniden başlayan bir hava kaçırma rahatsızlığı yaşadım. Tam olarak nasıl bir problem, bilmiyorum. Hani arabayla dağ tepe çıkarken kulağınız tıkanır ve siz esneyerek açarsınız ve o tuhaf "pof" sesini duyarsınız ya, işte o "pof" sesinden arka arkaya 4-5 tane çıktı kulağımdan. Garip bir vakum etkisinin altında kalmış gibiydi. Sadece sol kulağımın başına aniden böyle bir şey gelmiş olması beni rahatsız etti. Neyse ki yürüyüş yapacağım, diye geçirdim içimden. Yoksa kafanı kurcalayacak ve günümü kendimi dinleyerek, internette nedenlerini araştırarak geçirecek, Bay Hastalık Hastası'nın izinden gidecektim. 

Gün içinde aklıma gelmediği gibi tamamen unutarak günü bitirdim. Ta ki rüya görünceye kadar...

11 Şubat 2021 Perşembe

Küçük Kadınlar (Bayan Kene Uyarlaması)

Daha fazla ayılmadan ve beynim gün içinde daha başka olaylarla, görüntülerle dolmadan rüyamı anlatmam lazım.

Rüyam Küçük Kadınlar kitabının yetişkin versiyonuydu. Ama porno yetişkinliği değil, daha çok Requiem For A Dream yetişkinliği. Karamsar, gergin, uyuşturuculu ve intiharlı.

Jo'nun kasabalarından ayrılıp şehre gideceği ve Meg'in de kardeşlerini alarak ülke dışında çıkacağı (muhtemelen Paris) gün. Jo'yu kocaman bir malikanenin içinde görüyorum. Malikane muhtemelen bunları çok seven o zengin amcanın malikanesi. Bir yatağın üzerine oturmuş ufacık poşetlerde (o dönemde poşet olduğuna emin değilim ama benim gördüğüm poşet idi) bir şeylere bakıp "Acaba bu kaç gramdır?" diye sorduğunu görüyoruz. Karşısında ince uzun bir adam var. O da onunla yatağa oturmuş, Jo'yu izliyor.

10 Şubat 2021 Çarşamba

Bir Sözelci ve Bir Sayısalcı Bara Gitmiş

Avukat bir ailenin çocuğu olmama rağmen, idol haline getirdiğim dayılarımın mühendis, mimar olmaları beni mühendis olmaya yönlendirdi. Evet, sayısal konuları daha kolay kavrıyordum ama açık konuşalım sözel konuları hiç zevkli hale getirmeyen bir eğitim sistemimiz var. Sayısal şeylerdeki ezberler çok daha az ve sözel sadece ezber üzerine kurulu, çok harika eğitim hayatımızda. Bu da doğal olarak beni daha fazla somut şeyler üzerine yoğunlaşmaya, düşünmeye ve mesleki kariyerimi bu yönde inşa etmeye karar verdim. 

Yazmak hep yaptığım bir şeydi. Tam olarak, çocuğunun sanat ve edebiyata yönelmesini istemeyen ailelerin dediğini yaptım ve mühendis olup hobi olarak yazdım.

8 Şubat 2021 Pazartesi

Matthias & Maxime ve Yeni Bir Arkadaş Edinmek

Xavier Dolan'a aşkım izlediğim her filmle üstel olarak artıyor. 

2019 yapımı olan Matthias & Maxime, geçenlerde Mommy ile başladığım Xavier Dolan yolculuğundaki son durağım oldu. Aslında Mommy'den sonra arada iki filmi daha var ama konu itibari ile elim ilk bu filme gitti. Ve pişman etmedi...

Gerek IMDB olsun, gerek Rotten olsun gerekse çok severek takip ettiğim rogerebert.com'daki yorumlar olsun, işi bilenlerden ortalama bir puan alan Matthias & Maxime, bir filmde aradığım her şeye sahipti. O yüzden benim kişisel puanım ortalamanın üstünde.

Benimle Porsuk Arasında Kocaman Bir Park Var

Hafta sonu kaçamağı yapan Bayan Kene pek mutlu. Gidişi 10 saat, dönüşü 11 saat süren otobüs yolculuklarına rağmen öyle bir hafta sonu geçirdi ki bu sabah uyandığında şarkı söylüyordu. Havanın kapalı olmasına rağmen!

Eskişehir'i seviyor Bayan Kene. Belki de kanı çekiyordur, zira anne tarafı büyük dedeye kadar Eskişehir'de doğmuş, büyümüş. Ama kanının çekmesi, kuru Anadolu havasının derisini çatlatmasına ya da el ve ayaklarının şişmesine mani olamıyor. Üçüncü günün sabahı Bayan Kene'nin el derisi dikkat çekecek kadar gergin idi. Büyük dededen havaya alışkın olmaya dair bir şey gelmediği böylece kesinleşti.

3 Şubat 2021 Çarşamba

Kozmik Kanalınızın Ayarlarını Yapın

Geçenlerde Bayan Goth, Kozmik'le arasının ne kadar iyi olduğundan bahsetti. Kozmik hatlarının açık olduğunu anladığını ve evrenin verdiği işaretleri bir kıpırdanma yaşayarak aldığını anlattı. Bu işaretlere göre de hareket ediyor ve hareketinin sonuçlarını (iyi ya da kötü) alıyor, böylece hayatı biraz daha netleşiyor. 

Kozmik'in benimle pek arası olmadığını düşünmeye başlamıştım bu muhabbet sonra. Çünkü bende öyle kıpırdanmalar olmuyordu. Hatların açık olduğu hissi gelmiyordu. Bunun üzerine Bayan Goth bana "Kızılderiliğini kaybetmişsin, sezgilerin tıkanmış." dedi. Küçük bir çocuk gibi bozuldum bu duruma. Çünkü kızılderilileri severim. Bayan Kene'nin ara ara kurduğu hayaller arasında doğa ile harmoni içinde yaşayan bir kabilenin şefi olmak var, mesela.

Bayan Goth ile bu diyaloğu 26 Ocak'da yapmışız (teşekkürler yazılı mesajlaşma!) ve o zamandan beri düne kadar bu durum kafamı kurcalıyordu. Düne kadar sezgilerimin tıkanık olmasına bozuktum. Ama dün aslında Evrenin de benimle konuştuğunu fark ettim! Hem de çok uzunca bir süredir! Sadece Bayan Goth'dan daha farklı bir kanala sahibim. Açıklayayım...

1 Şubat 2021 Pazartesi

Another Round ve Alkol ile Pijama Arasındaki Benzerlik

Alkolle garip bir ilişkim oldu. Şu anda çok stabil ve hatta biraz mesafeli bir haldeyiz. Ve bunun nedenlerini anlamak için çokça bulanık, çokça sefil hatırlara bakmak gerekir. 

Peki, şimdi bu nereden esti, Bayan Kene?

Geçen gün Bay Nerd'le Another Round filmini izledik. Vaktizamanında minik sinema kulübümüzde, üzerine tartıştığımız The Hunt filminin yönetmeninin son filmi. Tıpkı The Hunt gibi, bir Danimarka kasabasında geçen film, gün içerisinde belirli bir miktar alkol almanın sosyal aktivitelerdeki performansı nasıl etkilediğini araştırmaya karar veren bir grup öğretmeni anlatıyor. Film içerisinde pek çok kere alkol tüketiliyor (doğal olarak) ve alkolün iyi kötü bütün etkilerini görüyorsunuz. Filmi tavsiye eden Bayan Goth'a izlediğimi söylediğimde "Evde alkol var mıydı bari, insanın canı çekiyor." dedi. Canımın çekmediğini hatta tam zıttı duygular hissettiğimi söyledim. Ertesi günü Düşünür Veggie Hanım'la buluştum ve O'na da filmi izlediğimden bahsetti. Onlar da filmi izlemiş ve Bayan Goth'un dediğini aynısını dedi, "Evde alkolünüz vardı umarım, insanın canı çekiyor." İki ayrı kişiden de aynı soruyu ve aynı duyguları alınca, acaba benim görüşümde mi bir tuhaflık var, diye düşünmeye başladım. Alkol geçmişimi irdeleme fikri bu şekilde ortaya çıktı.