Beyaz ışığın altında renklerini kaybeden otların arasında bir çift siyah göz görüyorum. Yüreğimden bir çığlık fırlamak için ağzıma doğru ilerlerken gözlerim biraz daha detay arıyor ve siyah gözlerin altında ince bir burun görüyor. Sivri bir suratın gerisinde ışığın rengini bozduğu dikenleri algılıyor gözlerim. Çığlığı gerisin geri yutuyorum. Bize dikkatli bir şekilde bakan kirpinin verdiği rahatlık bütün vücudumu sarıyor.
Benim gevşeyen vücuduma nazaran Sonya’nın vücudu hala gergin ama benim rahatlamış olmam onu da sakinleştiriyor. Zira tüylü kuyruğunu yelpaze misali sallamaya başlıyor.
Az önce yükselen adrenaline, beynimden akan korku filmi sahnelerine ve bir kirpi yüzünden çığlık atmama ramak kalmasına gülüyorum.