7 Aralık 2021 Salı

Beats, Hayal Kırıklıkları ve Jambi ile Arınma

Vay be!! En sonunda film izleyebildim! 

Ben bu kendimi zorla işini kotarıyorum sanki! Dün resmen felekten bir gece geçirdim. Hemen anlatayım!

Akşam yemeği konusunda annemlere rest çektim (evet, 34 yaşında bir insan olarak aileye rest çekmeyi hâlâ artist bir olaymış gibi anlatıyorum, ne var?) ve evde yemek yiyeceğimi söyledim. Böylece Çoko'yu da alıp eve geçerken akşam fast food tarzı yemek yapan tek yer olan Jiks'den hamburger aldım ve evime geldim. Erkenden evde olmanın verdiği heyecan ile hemen üstümü değiştirerek 19.30'da pijamalarımı giymiş oldum! Ne büyük mutluluk! Hemen hamburger tabağımı hazırladım, bu özel günü daha da özel kılmak için hamburgerin yanında gelen patateslerin üzerine mayonez sıktım. İnanabiliyor musun? Neyse, bilgisayar başına geçtim ve filmimi açtım.

5 Aralık 2021 Pazar

Zorla

Kendimi zorlama dönemim bu aralar. Misal bloga her gün bir yazı yazmak için kendimi zorlayacağım. Ayrıca bu sabah yürüyüş yapmak için de kendimi zorladım. Düzgün beslenmek için kendimi zorluyorum. En başarısız olduğum konu da bu olabilir. Ama diğerlerinde de çok iyi değilim zannımca. Çünkü içinden gelerek yaptığın zamanın tadı bambaşka oluyor. Ama şu anda zorla yaptığım şeylerin üzerimdeki etkisi daha çok çatık kaşlar ve ağrıyan bir bel şeklinde. Pozitif etkilerini üzerimde hissedecek moda sahip değilim belli ki... 

4 Aralık 2021 Cumartesi

Hala Keşfediyor Olmak Güzel

İnsan 10 yıllık ilişkisini de sekiz yıldan beri beraber olduğu kedisini de, o kadar seneden sonra, farklı özelliklerini tanıyabiliyor. 

Mesela Bay Nerd'ü ele alalım. Sekiz ay öncesine kadar, 10 yıllık beraberliğimizde şiir üzerine konuştuğumuz yoktu. Haiku yazdığını biliyordum ama sevdiği şairler ya da şiirler konusunda bir fikrim yoktu. Şimdi yoğun mektuplaşmalarımız sayesinde, ne tür şiir sevdiği konusunda engin bir bilgiye sahibim. Ece Ayhan'dan beğeneceği şiirleri seçebilirim mesela! O kadar iddialıyım.

3 Aralık 2021 Cuma

Bayan Kene VS Bayan Kene

Pekala Bayan Kene! Silkin ve kendine gel!

Tabii ki bunu yapması demesi kadar kolay değil. Ama artık bir yerden başlamak gerekiyor. 

Sekiz ay olacak. Sekiz aydır üzerine çöken bir karanlık ile varolmaya çalışıyorsun. Aslında bunu bir yere kadar beceriyordun. Ama bu hafta o konuda da sıkıntılar yaşamaya başladın. Ne yoga yaptın ne de adam gibi yediklerine dikkat ettin. Tekrar eski düzenine eski Bayan Kene ile dönmenin zamanı gelmedi mi?!

30 Kasım 2021 Salı

"mış"larım ve Ben

Beynim boş değil. Bakışlarım boş olabilir ama bu sizi yanıltmasın. Beynim kesinlikle çok gürültülü. Evet, hep aynı sorular... "Ne zaman..." ile başlayan soruların ardı arkası kesilmiyor. O yüzden o kadar gürültülü ki beynimin içi... Takılmış bir plakla yaşıyor gibiyim.

27 Kasım 2021 Cumartesi

Issız Çöllerden Serin Sulara Demek İsterdim

Ama diyemiyorum. İçinde bulunduğum dünya gittikçe daha da çölleşiyor. Yaptığım her şeye rağmen yaşadığım dünyayı kuraklıktan kurtaramıyorum. 

Pek çok şeyi denedim ve hala deniyorum. Beslenme, spor, el işi, dizi, film, oyun, arkadaş buluşması, ufak tatil kaçamakları... Ama hala hepsinden aldığım verim çok az. Çünkü günün sonunda ben, evim ve hayvanlar alemi kalıyoruz. Her birimiz Bay Nerd'ün yokluğunu hissediyoruz. Birbirimizi avutmaya çalışıyoruz ama nafile.

Dandik dönem 6 ayı geçti ve hala bitiş çizgisini göremiyoruz. 

İnsanlardan "Elbet bitecek, bitmek zorunda." cümlesini duymaktan o kadar sıkıldım ki... Biteceğini ben de biliyorum. Her türlü bitecek. Ama bu beni rahatlatmıyor. Önceden rahatlatıyordu çünkü kafamda 6 ay ile 1 sene arasında biteceğini düşünüyordum. Şimdi 6 ay geçti. Koca bir 6 ay, hiçbir gelişme olmadan geçti. Neden sonrasında olsun ki? Neden 2 sene sonra olmasın? Bunun aksini iddia edecek bir allahın kulunu tanımıyorum.

Bunun aksini bana dün tarot kartları söyleyebildi ancak. Mantığımın ötesinde, gerçeklikten uzak tarot kartları.

Zaten elle tutulur şeyler işimize yaramıyor, bari totemler, kartlar, fallar yüzümüze gülsün de oyalanabilelim.

Bir Gün Gene Akşamdan Kalmışım

O kadar akşamdan kalmayım ki ancak o kadar olur. Belki de ilk defa, uzun akşamdan kalmalarımdan sonra ilk defa, evden, yataktan çıkmayı istemedim. Uyandım ve önümdeki günü nasıl bitireceğimi düşündüm bir süre. Ve anladım ki düşünerek bitmeyecek. Aksiyona girmek şart. 

20 Eylül 2021 Pazartesi

Neye Niyet Neye Kısmet

Aslında niyetim, daha doğrusu laptopun başına geçme niyetim blog yazmak değildi. Dalyan Gastesi için yazmaya başladığım ama bitiremediğim haberi bitirmekti. Ama bir yandan da beynimin bir köşesi çok kötü bir yazı olduğunu düşünüyor, yazıya uygun fotoğraf bulamayacağını düşünüyor ve kesinlikle komik olmadığını düşünüyordu. Daha komik ve gazeteye uygun bir hale nasıl getireceğim konusunda beyin fırtınası yaparken laptopun başına geçtim ve dalgınlıkla blog sayfamı açtığımı fark ettim.

27 Ağustos 2021 Cuma

Dördüncü Ayın Son Görüşünü de Geri Bıraktık

Bir görüş gününü daha arkamda bıraktım. Böylece 4 aydır içeride olan Bay Nerd'ü 8. defa görerek heyecan ve sinirle, Eylül ayının görüş takviminin açıklanması için 31 Ağustos'u beklemeye başladım. 

Anlaşılan bu o kadar karmaşık bir iş ki, ayın son günde belli oluyor bir sonraki ayın görüş günleri... Hayat onlar için zor olmalı...

Kimin için kolay ki? Salı günü Bayan Mavi'nin Bay Nerd ile görüşmesini beklerken, görüş günü o gün olan diğer tutuklu yakınları ile bir muhabbetin içerisinde buldum kendimi. Genellikle uyuşturucu satıcılığından içeri girmiş ağır kullanıcı olan oğulları ve eşlerini görmek için bekleyen insanlardı. Kimisinin cezaevi ilk defa ikinci evleri olmuş, kimisinin ise kendisi dışında bütün aile üyeleri İstanbul'un farklı cezaevlerinde ziyaretler bekliyordu. Oğlu ve torunu içeride olan bir kadından tuttun da bir yol kavgasına karışmış tek oğlunu görmeye gelenler vardı.

19 Ağustos 2021 Perşembe

SİZ, Kullandığınıza sadece siz değil, herkes memnun kalacak!

Aslında yapmam gereken şeyler var (hayvanlar alemi ile ilgilenmek gibi) ama hazır içimden gelmişken, sıcağı sıcağına yazmak istedim.

Az önce Beyaz Fonlu Uzman'ım ile görüşmem vardı. Bu günün konusu içimdeki nefret ve öfke idi. Direkt bu olarak konuşulmadı konu, iş hayatından açıldı ve geldiği nokta hissettiğim hınç oldu. Fark ettim ki bu son hafta beni kıskıvrak saran duygu bu. Nefret ve öfke.

18 Ağustos 2021 Çarşamba

Veranda da sarhoş- Şaka şaka!

Merhaba Charlie. Merak etme, bu sefer verandadaki kadın sarhoş değil. Hatta veranda da bile değil! Çalışma odasında, bilgisayarının karşısında. Gün içinde yapması gereken işleri bitirdiği için görevini başarı ile tamamlamış bir robotun duygu durumuna sahip. Robot? Duygu durumu? Error 378!!

Sanırım bu aralar bütün yazı yeteneğimi iki günde bir Bay Nerd'e mektup yazmaya harcadığım için, müstehcen yazı işimi yaptığım zamandan daha da bitmiş haldeyim. Elim ne bir kalem alıyor ne de kıçım bilgisayarın karşısındaki koltuğa oturuyor.

Peki bu akşamın özelliği ne? Bayan Goth'un verdiği görevi yerine getirme bilinci. Çünkü şu aralar Bayan Kene bir robotmuş gibi davranıyor. Eğer verilen komut hakkında çok net bir "hayır"ı yoksa, komutu yerine getirmeye karar veriyor. O yüzden izlediği korku dizisinin bir bölümünü daha bitirdikten sonra zor da olsa kendini televizyonun karşısından kaldırıp bilgisayarın karşısına atabildi. Çalışma odasının erimeye iki kala sıcaklığına rağmen bilgisayarı açtı, buna karşılık olarak üstünde nemden, terden, sıcaktan ve sıkıntıdan 12ton ağırlığına ulaşmış tişörtünden kurtuldu.

31 Temmuz 2021 Cumartesi

Veranda da kafası karışık bir kadın

Normalde başlıklarımdaki kelimelerin baş harfinin büyük harf olmasına dikkat ederim ama şu an çok farklı bir noktadayım.

Keşke Mükemmel Çevirmen şu an bu satırları okusa... Ama okusa benden tiksinir. Daha önce tiksinmişliği var. Özellikle "Okumaya dayanamadım!" dediği bazı yazılarım bile var. Bence bu da bir başarı!!

Kaç tane içtin? Görüşme nasıl geçti? Madem görüşme böyle iyi geçti neden 6 tane bira içiyorsun?

11 Temmuz 2021 Pazar

Veranda da Kafası Güzel Bir Kadın

Bu akşam en sonunda ne zamandır ihityacım olan melankoliyi buldum, yanıma aldım ve beraber Iron & Wine dinliyoruz.

Önceden beceriksizce denemelerim olmuştu ve kendimi televizyonun karşısında sızar vaziyette bulmuştum. Şimdi ise resmen havamızı bulduk, değil mi?

2 Temmuz 2021 Cuma

Dalyan Dune Olmuş, Bayan Kene Bir Gezgin

Pek acayip, pek karmaşık bir rüya gürdüm. O kadar bölük pörçük ki aslında nasıl anlatacağımı da bilmiyorum. O yüzden sadece en net aklımda kalan kısmını anlatacağım.

Evimizden caddeye giden toprak bir yol var. Sanırım o yoldayım. Diğer bir ihtimalde annemlerden Marmarlı'ya giden bir yol var. Ya da o yoldayım. Güneş inanılmaz parlak. O kadar ki göğe bakamıyorum. Ama sıcak değil hava. Sadece çok parlak.

30 Haziran 2021 Çarşamba

Bir Telefon Görüşmesinin Ardından

Bu haftaki telefon konuşması tatsız başladı. 

Pazartesi günü online görüşme yaparak Bay Nerd'ü hâkim karşısına çıkarmışlar. Aslında bu zaten beklediğimiz ve sonunda bir şey çıkmayacağını bildiğimiz bir "aylık değerlendirme" idi. Ama hâkim karşısına çıkmış olmak ve hiçbir avukatın da o görüşmede bulunmuyor olması Bay Nerd'ü rahatsız etmiş.

"Pazartesi hâkim karşısına çıkardılar. Avukatların haberi yok. Bana savunmana ekleyeceğin bir şey var mı, diye sordu hâkim. Yok, dedim. Tutukluluğunun devamına diye karar verdi." dedi. Morali bozuktu, kızgındı. 

Ve ben de başka herkesin yaptığı hatayı yaptım ve ona "Moralini bozma." dedim. Gerçek bir aptalsın Bayan Kene!

28 Haziran 2021 Pazartesi

40 Derece

Şarkı mı böyle yoksa amfiden mi kaynaklanıyor, diye geçirdi aklından. Lanet elektronik indie müzikler!

Sen aniden kesildi, başından aşağı saniyenin binde birinde kaynar sular döküldü ve şarkı kaldığı yerden devam etti.

Bu gerginliğe daha fazla dayanamacağına karar verdi ve hışımla ayağa kalktı. Amfinin bağlı olduğu telefonun kilidini açtı sert hareketlerle. Bildiği, sevdiği, ritmine, müziğine aşina olduğu bir parça açmaya karar verdi. Düzensiz kesintilerin olmadığı, normal bir şarkı!

Bir süre amfinin başında dikilerek parçada olmaması gereken cızırtı ve duraklamaları duymayı bekledi. Patti kazasız belasız şarkıya girdi;

27 Haziran 2021 Pazar

Arada Orada Burada Kaldım

Neredeyse 2 aydır yazmıyorum ama bunun çok mantıklı bir sebebi var. Belki de ilk defa yazamıyor oluşumun bu kadar mantıklı bir sebebi var. 

Hâlâ bu sebebi başından sonuna kadar anlatacak gücü kendimde bulamıyorum. Belki de henüz bir sona ulaşamadığı için olabilir bu. Ama ihtimaller üzerine düşünmek mevcut durumu değiştirmiyor. Ve mevcut durum benim hâlâ 23 Nisan'da başlayan kaosu anlatmaya halimin olmayışı.

Gene de kısa, ruh halimi en basit haliyle anlatan bir yazı yazarak geri dönmeyi başardım. Çok kaliteli bir geri dönüş olmadı, farkındayım. Ama zaten hayatımda şu ara kalite aramıyorum.

21 Haziran 2021 Pazartesi

Konuğumuz Bayan Kene

"Aramıza tekrar hoş geldiniz Bayan Kene. Görüyorum ki yakın arkadaşlarınız Charlie ve Holden'ı da yanınıza almışsınız." diyor üzerinde kırmızı bir döpiyes olan saçları, elleri ve yüzü bakımlı olan spiker. 

Bayan Kene suratına zoraki bir gülümseme yerleştiriyor. Spikerin karşısında kendi bakımsız saçları, elleri ve yüzü ile olmaktan rahatsız. Ama bir yandan da orada olması gerekiyor. Dinlemesi ve anlatması gerekiyor. En azından yanımda onlar var, diye düşünüyor. Solunda kafasındaki kasketi ellerinin arasında almış Holden oturuyor. Yüzünde yarım bir gülümseme, o da Bayan Kene gibi huzursuz bir şekilde bekliyor. Sağında ise eski püskü ayakkabıları ayağına büyük gelen Charlie. Charlie üzerindeki pespaye kıyafetlerden rahatsız gibi gözükmüyor. Sanki kafasındaki şapka ve elindeki baston bütün pespayeliğini atıp ona beyefendi bir hava katıyor. İyi ki onlar var, diye içinden geçiriyor Bayan Kene. Yoksa buna cesaret edemezdi.

19 Nisan 2021 Pazartesi

Seni Bulduğuma Çok Memnunum Since Otar Left

Kendimi hiçbir filme bu kadar yakın hissetmemiştim. 2003 yapımı Julie Bertucelli'nin Since Otar Left filmi, bulduğuma ve izlediğime son derece mutlu olduğum bir film oldu. 

Feminist Film Toplaşması fikri ile 2000'lerde çıkan feminist filmler arayışına giriştim. İzleyip de aklımda yer eden ve "feminist film" olarak değerlendirdiğim filmlerden esinlenerek "Google'ın götürdüğü yere git" politikasını izlemeye başladım. Bu yolculuğum beni Fransız kadın yönetmen Julie Bertucelli'nin ilk uzun metraj filmi Since Otar Left'e ulaştırdı. Bundan önce belgeseller çekmiş olan Bertucelli, bu filmi ile pek çok ödül almış. Yüksek puanı, aldığı iyi eleştirileri ve konusu ile film tabii ki beni cezbetti ve listeye attım.

Yaşadığın Çağı Sevdiren Film The Nightingale

Korku filmi maratonumda çeşitli problemler ile karşılaştım. Bu problemin ilki benim listeye eklediğim filmi eksik araştırmamdan kaynaklandı. Ama çok geçerli olduğunu düşündüğüm bir sebebim var. 

2014 yapımı The Babadook filmi çok beğendiğim bir korku filmidir. Aslında şimdi düşününce o filmi şu an sahip olduğum yorumlama yetisi ile tekrar izlemem lazım. Neyse, filmi izlerken çok korkmuş dolayısıyla da çok beğenmiştim. Basit bir hikayesi, gergin bir atmosferi, çok iyi oyunculukları olan bir filmdi. O yüzden, bütün bu maraton hadisesini başlatan korku filmi listesinde The Babadook'la karşılaşınca çok mutlu olmuştum. Ama bu mutluluğum, yönetmen hakkında hiçbir bir bilgi sahibi olmayışımı idrak etmemle son buldu. Hemen ufak çaplı araştırma için Jennifer Kent hakkında biraz vikisel okumalar yaptım. Basit araştırmam beni Kent'in son filmi The Nightingale'e ulaştırdı ve ben çok fazla düşünmeden filmi Korku Filmi Maratonu listesine ekledim. Neden? Çünkü The Babadook'un yönetmeninin filmi! Ve basit mantığım, korku filmi yapan bir yönetmenin diğer filmlerin de korku filmi olacağından son derece emindi.

RadyoBeyin'de Eski Bir Dostu Ağarlıyoruz

Bayan Kene, sabah kafeyi açma işlemlerini gerçekleştirdikten sonra açık olduğuna dair en güçlü işareti veren telefonun yanına gitti. Bu güne, bu havaya ve bu ruh haline yakışır şarkı üzerinde düşünmeye başladı. 

İşte bu noktada RadyoBeyin olarak kontrolü elimize almamız gerektiğini fark ettik!

Beni Özledin mi?

İş amaçlı yazma aktivitemi geri bıraktığım için artık kendi çöplüğümde istediğim gibi, umarsızca, anlamsızca ve çokça yazabilirim! 

O zaman iyi haftalar!

Aslında araya RadyoBeyin girmek istedi ama engel oldum. Öncelik benim. Öncelik her zaman Bayan Kene'nin!

9 Nisan 2021 Cuma

Dünyadan Nefret Ettiğim Bir Gün

Farkında mısınız, bilmiyorum ama koca bir senenin 3'te birini bitirmek üzereyiz! Şikayet ede ede geçirdiğimiz koca bir 2020'den sonra şimdi de şikayet ede ede 2021'i yarılamaya doğru gidiyoruz. Ve ben bu yolculukta dün, bütün dünyadan nefret ediyordum.

Sabah terleyerek uyandım. Bu yazın habercisi değil. Bu ya hasta olacak olmamın habercisi, ya kabus görmüş olmamın ya da odanın havasızlığının. Özellikle de uyandığınız zaman pencerenin dışında gri bir hava varsa bu kesinlikle yazın habercisi değil! Doğal olarak, her normal insan gibi, ben de yataktan nefret ederek kalktım. Üstüne kalktığım saatin kalkmam gereken saatten çok ileride olduğunu fark edince ve gözlerim hâlâ kapanmak için benimle amansız bir savaş verdiğinde hayata olan nefretim adım adım artmaya başladı. Aslında çalıştığım gün değildi. Vücuduma karşı bu yorucu savaşı vermek zorunda değildim. Yatağın çağrısına ve havanın kasvetine uyarak yatağa geri yatıp yorganı kafama çekebilirdim. Ama birincisi terlemiştim ve ikincisi yapmam gereken işler vardı.

5 Nisan 2021 Pazartesi

Bu Nasıl Bir Pazartesi?

Bayan Kene öyle bir pazartesi geçirdi ki bütün haftayı es geçebilir ve cumartesiden hayatına devam edebilir.

Sabahın soğuğu suratına vurup burnuna da açan bahar çiçeklerinin kokusunun gelmesi ile yeni haberi için yeterli ilhamı alarak güne başladı, Bayan Kene. O yüzden Çoko'yla yürüyüşten döndükten sonra ilk yaptığı şey bardağına kahvesini koymak ve bilgisayar başına geçmek oldu. 

Haberini yazmayı bitirdiğinde evden çıkma vakti de gelmişti. Çantasına mutfak tartısını atmayı hatırladı büyük bir başarı ile. Eksik bir şekilde arabaya bindiğini düşünürken yeni yaptığı tatlıları almadığını hatırlayarak hemen bu eksikliğini de giderdi ve kendisini tebrik etti.

1 Nisan 2021 Perşembe

Korku Türünün Nadide Eserlerinden Dead of Night

Korku maratonunda 4. filmi geride bıraktık ve uzun süren hayal kırıklığım sona erdi. Bunu başaran da 1945 yapımı, siyah beyaz bir korku filmi!

Maratona ilham veren listede Edgar Wrigth ismi ile karşılaşılınca karmaşık hafızam, bu isme bir yerde aşina olduğuma dair alarmlar çalmaya başladı. Ben de hemen teknolojinin nimetlerinden yararlanarak hafızamı huzura erdirdim. 

Favori filmlerim arasında yer alan Shaun of The Dead filminin yönetmeni olduğunu görünce hafızamın unutkanlık seviyesinden utanç duydum. Ayrıca yönetmenin aynı zamanda pek beğendiğim Baby Drive filminin de yönetmeni olduğunu görünce, bir daha unutmaması için beynime ufak çaplı bir ayar çektim. Sonra da korku filmi listesine geri dönerek Edgar Wright'ın sevdiği korku filmine baktım.

28 Mart 2021 Pazar

Bir Pazar Günü

Bayan Kene nicedir kendi hakkında yazmıyor. Kendini düşünecek zaman bulamadığından olabilir. Eli kalabalık bu aralar. Zevk veren şeyler oyalıyor kendisini. O yüzden de kendini dinlemeye ve anlatmaya pek fırsat bulamıyor. 

Bir haftadır kendini bahar temizliğine verdi, Bayan Kene. Nesnelere olan takıntısı üzerine yoğunlaştı ve eline almadığı, dönüp bakmadığı, üstüne geçirmediği, ayağına giymediği her eşyayı atma işine girişti. Bu yoğun çalışmanın sonunda, hafifleyen bir gardırobu, can alıcı kırmızı renge sahip iki kapaklı bir ayakkabılığı ve daha derli toplu rafları oldu.

Ahh Shirley Vahh Shirley

Korku maratonumda üçüncü filmi geride bıraktım ve hayal kırıklığına uğradım. 

Öncelikle filmi neden listeye aldığımı gözden geçirelim.

Listede, favori korku filminin Suspiria (2018) olduğunu söyleyen Josephine Decker ismi ile karşılaştım. Suspiria'nın yeni uyarlamasını beğenmiştim. Güzel bir atmosfer yaratılmıştı, oyunculuklar iyiydi ve müzikler şahaneydi. Üstüne bir de, bu filmi beğenen yönetmenin gene bir kadın olması yönetmene olan ilgimi arttırdı. Hemen açıp çektiği filmlere baktım ve Shirley ile karşılaştım. Film konusunda fikir alışverişi yaptığım Türk İşi Jarlaxe'ın önerdiği, benim de nicedir izlemek istediğim bir filmdi, Shirley. Kaldı ki başrolündeki kadını da baya beğeniyorum. Elisabeth Moss ile The Handmaid's Tale'de tanıştım. Sonra Us'da ansızın karşıma çıktı. Feminist yönetmen araştırmamın sonunda karşılaştığım ve pek mükemmel bir dizi olan Top of The Lake'de ise kendisine hayran oldum. Invisible Man filminde de performansını beğendikten sonra Elisabeth Moss'un oynadığı her film ve diziyi bir kenara not etmeye karar verdim. Shirley'de bu notlar arasındaydı. 

Anlayacağınız beklentilerim biraz büyüktü. Kendimi biraz gaza getirmiş olabilirim.

24 Mart 2021 Çarşamba

Kaufman Bizi Metafora Boğdun!

Evet, yoğun çokbilmişlik, artistlik ve boyundan büyük lafların edileceği bir yazıya daha hazır mısınız? 

Bayan Kene, I'm Thinking of Ending Things'i izledi ve ona laflar hazırladı.

Öncelikle biraz Kaufman olayına nasıl girdiğimden bahsedeyim. Her şey, FluTv'deki son derece heyecanlı edebiyat profesörünün "İleride pek çok farklı okuma yapılacak yönetmen Charlie Kaufman'dır." cümlesini duymamla başladı. Yüksek heyecanı ve bazı film yorumları ile (Yüzüklerin Efendisi'nin büyük bir ayrımcılık tablosu olduğuna dair düşünceleri gibi) profesörden pek hoşlandım ve bölümlerini izlemeye başladım. Alfred Hitchcock filmlerindeki okumaları tartışırken konu bir şekilde Kaufman'a geldi ve sevgili profesör tarafından, zamanından sonra da konuşulacağı iddiası ortaya atıldı. Bu duruma Bayan Kene uzak ve ilgisiz kalamazdı! İleride kendisinden bahsettirilecek kadar başarılı olduğu iddia edilen bir yönetmen/senaristi yakından takibe alması şarttı.

22 Mart 2021 Pazartesi

İki Hayal Kırıklığı Oldu

Korku filmi maratonum yavaş ama emin adımlarla devam ederken ikinci film ile moraller düştü. 

Yönetmeni, meşhur Psycho filminin başrol oyuncusu Anthony Perkins'in oğlu Oz Perkins olan, 2015 yapımı The Blackcoat's Daughter filmi benden anca 3 puan alır. Beş üzerinden alır, ha! O kadar da eli sıkı değilim puan konusunda. 

The Blackcoat's Daughter, aslında çok güzel Rosemary's Baby havasını yakalayabilecek bir film iken, kurgu, senaryodaki boşluklar ve gereksiz sahneleri ile çok ortalama bir korku filmi haline gelmiş. Yazık olmuş. Başarılı oyunculuklar filmi kurtarmaya yetmemiş. Kalbinizi hızlandıran müzikleri atmosferin sürekliliğini sağlamak için yeterli olamamış. Oz Perkins'in diğer filmlerini izlemedim. O yüzden yönetmenin eksikliği gibi haddimi aşan cümleler kurmayacağım. Onun yerine haddimi aşan cümleleri senaryo ve kurguyu eleştirmek için kuruyorum ve senaryoda eksiklikler olduğunu, kurgunun iyi olmadığını iddia ediyorum.

17 Mart 2021 Çarşamba

Bir de Bir!

Geçen gün yaptığım harika listenin ilk filmini izleyerek korku filmi maratonumu resmen başlatmış bulunuyorum. Maraton gergin, ağır ve kesinlikle güzel başladı!

Öncelikle bu film o bahsi geçen listede yer almıyor ama yönetmen yer alıyor. 

Listenin ikinci sırasında yer alan Natalie Erika James, tanımadığım, duymadığım bir yönetmen idi. Orijinal Ring filminin favori filmi olduğunu gördükten sonra kim olduğunu merak ettim ve ufak bir google araştırması yaptım. Ve hiçbir şey bulamadım! Ama 2020'de çektiği Relic filminin Rotten Tomatoes'de 100 üzerinden 91 aldığını görmem filmi izlemek için yeterli bir sebep oldu benim için.

15 Mart 2021 Pazartesi

Haftaya Korkuyla Başlayın!

Korku filmleri resmen benim manam! 

Vaktizamanında Diablo II diye bir oyun vardı. Ortaokul zamanındaki koca bir yazımı, ki pek çok ergen için yaz tatilini geçirmenin çok daha eğlenceli yolları varken, kendimi odama kapatıp bu oyunu oynayarak geçirmiştim. Basketbol kulübünden arkadaşım Şimdi Kayıp Bayan ile kahvaltıdan hemen sonra buluşur, bize gider, akşam yemeği saatine kadar kendimizi, bir bilgisayar ekranındaki patlayan iskeletlere, atılan alev toplarına ve zehirli oklara adardık. Sanırım geçirdiğim en harika yaz diyebilirim.

6 Mart 2021 Cumartesi

Akmıyorsa Zorlayacaksın

Buraları ne zamandır sessiz, farkındayım. 

Mantıklı sebeplerimin yanında bir adet de çok da anlamlı olmayan ama garip bir şekilde en çok aklımı kurcalayan başka bir neden var. Önce mantıklı olanlardan başlayacağım.

Bayan Kene, arkadaşları Bayan Goth ve Düşünür Veggie ile pek eğlenceli bir maceraya atıldı. Yazma aktivitesi üzerine kurulu olan bu macera, pazartesi günü ufak çaptaki çevresine açılacak ve daha geniş kitlelere ulaşmak için çabalayacak. Ortaya çıkanın ne kadar takip edileceğini bize zaman gösterecek ama ben umutluyum. Ayrıca Bayan Goth'un kendi deyimi ile "kanallarını açık hissediyor" olması bana da gaz veriyor. Eğlenceli bir iş yapıyoruz, eğlenceli olmayan kısımlarını paylaşıyoruz. Bayan Kene, o kısımlardan kaçmak için her yolu deniyor ve Bayan Goth onu çok güzel yönlendirerek gene o paylaşımın içinde tutuyor. Bayan Goth'u takdir ediyoruz. Tembel Bayan Kene'yi hizada tutmak önemli. Pazartesi günü yakın çevremi bu çıktığımız maceradan haberdar edeceğim ve bir anda milyonlar olmasa bile en azından bir düzine insanın yazdıklarımı okuduğu anksiyetesine gireceğim.

Yazmayı sevip okunmaktan bu kadar çekinmek saçma Bayan Kene. At artık şunu üstünden!

28 Şubat 2021 Pazar

Böyle Hafta Sonları Çok Sık Yaşanmaz

Muhtemelen ömrü hayatı boyunca Bayan Kene ilk defa bu kadar verimli bir hafta sonu geçirdi. Kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz!

Gerçekten pek çok hafta sonu bir şeyler yaptığım olmuştu. Ama hiç dün ki kadar yoğun bir şekilde çalıştığımı hatırlamıyorum. Halim olsa idi bu yazıyı dün gece yazacaktım ve tamamlanmış bir iş daha ekleyecektim ama gözlerim yorulmuştu. O yüzden yazıyı bu sabaha bıraktım.

Aslında dün istediğimden daha geç kalkmış, günün verimli geçebilecek iki saatini yatakta yemiştim ve mutsuzdum. Ama sonrasında Bay Nerd ile birlikte epoksi dökme macerasına atılarak bütün mutsuzluğumu geride bıraktım. Kalıplara koyacağımız ufak zımbırtıları bir gece önceden boyayıp hazırlamıştık. Sabah epoksi karışımını hazırlayıp özenle minik kalıplara dökümü yaptık. Bu döküm işlemi nereden baksan bir buçuk saatimizi aldı. İlk dökümden sonra dört saat bekletmek istediğim için güneşin altına koyduk ve ben hemen miyuki işine giriştim.

26 Şubat 2021 Cuma

Yeni Arkadaşlar Edindim

Bayan Kene bir süredir pek de alışık olmadığı bir ortama giriyor. 

Fizik tedavisi bittikten sonra boşalan günlerini Halk Eğitim'de verilen kurslarla değerlendirme fikri aslında kendisine ait değil. Bir Zamanlar Sıkıntılı Bey ve Bay Sigarayı Planklemem'in ritim kursu maceraları bu fikrin oluşmasına sebep oldu. İstekli bir şekilde ritim kursuna giden bu ikilinin tecrübelerini dinledikçe kendisi de böyle bir ortama girmek istedi. Farklı insanlar arasında farklı bir iş öğrenme coşkusu Bayan Kene'ye çok sık gelmez. Bu nedenle hazır gelmişken üzerine fazla düşünmeden hemen Halk Eğitim Merkezine gitti.

22 Şubat 2021 Pazartesi

Şubat da Bitiyor Yahu!

Yeni bir haftaya daha başladık derken Şubat ayını da bitiriyoruz. Hatta ve hatta, şimdi söyleyeceğime inanamayacaksınız belki ama 2021 yılının ikinci ayını geride bırakıyoruz! Bakın ilk değil, ikinci ayı! İnanılmaz ama gerçek. Ondan bundan şikayet ede ede, oraya buraya koştura koştura yeni senin iki koca ayını geride bıraktık! 

Peki bu zaman diliminde ne yaptık? Aranızda geri dönüp bakmak istemeyenler olabilir, çok normal!

Benim bu koca iki ay sonunda elde ettiğim, %80'i tamamlanmış bir adet amigurumi tarifi (doğru okudunuz, sadece 1 adet!) ve yüzde 40'ına hakim olduğum iki yeni hobi! Bunun dışında ne okuduğum kitap sayısında bir ilerleme kaydettim ne de izlenecekler listemde elle tutulur bir yol alamadım. Bir adet Kore dizisi bitirdim. Bir adet belgesel bitirdim ve bu kadar!

17 Şubat 2021 Çarşamba

Gözlerim Bunu Da Gördü!

Dalyan havasının beni şaşırttığını söylemek isterdim ama olay vuku bulduğu sırada ben Ortaca'da, boncuk dizmenin inceliklerini öğrenmek adına el işi kursuna gidiyordum. O yüzden olayı kendime göre uyarlamam ve "Ortaca havası beni şaşırttı." demek durumundayım. Dalyan'ın şaşırtıcı etkisini o an Dalyan'da bulunan arkadaşlardan dinlemek daha doğru olacaktır.

Rivayete göre buralara en son kar 14-15 sene önce yağmış (kursa katılan bir hanımefendinin söylemesi, doğruluğu kanıtlanmış değildir). Bunu duymadan önce sahip olduğum rivayet ise buradakilerin hiç kar görmemiş olması idi. Bu bilgiye, Dominantlar Kraliçe'sine bakan On Dünyaya Bedel Teyze sayesinde ulaşmıştım. Beraber televizyon karşısında olduğumuz bir an, karşımıza "Karın tadını yine çocuklar çıkardı!" haberi çıkmış ve On Dünyaya Bedel Teyze, "O ne biçim şey öyle, elle tutabiliyor musun?" diye sormuştu. Kendisinin ezelden beri buralı olduğu fikrimle birleşen demeci sayesinde burada karın esamesinin okunmadığı sonucuna varmıştım.

Sabah Rutini Güncellendi

Kendime güzel bir sabah rutini bulduğumu düşünüyordum.

Sekiz'de kalkıyorum (eğer çok fazla uykum varsa yarım saat öteliyorum kalkışımı), gece boyunca atık üreten vücudumu rahatlatmak adına banyoya gidiyor, dişlerimi fırçaladıktan sonra (benim için önemli, zira düzenli diş fırçalamak benim için zor bir şey ve yapıyor olmamdan ötürü gururluyum, özellikle belirtmek istedim), kahve makinesine güzel bir kahve yapmak için ihtiyaç duyduğu her malzemeyi sağladıktan sonra evdeki hayvanlar alemini besliyorum. 

Emekli astsubay havasına sahip kedimiz ve prenses yaradılışındaki köpeğimiz yemeklerini yerken ben de giyinme faslıma geçiyorum. Buraya kadar yavaş yavaş ayılmış oluyor, temiz giysileri seçecek ve insan içine çıkılır bir kombinasyon haline getirecek kadar zihnim açılıyor (moda anlayışım konusunda tartışırız, o ayrı). Yemeğini bitiren Çoko dışarı çıkacak olmanın heyecanı ile giyinme aktivitemi hızlandırmak adına odaya dalıyor, bacağıma geçirdiğim pantolonumu burnu ile itekleyerek bana gaz veriyor. İşlem tamamlanınca peşimde hoplayıp zıplayan köpeğim ile montumu (hava durumuna göre bere, atkı) alıyor, Çoko'ya tasmasını takıyor ve ufak yürüyüşümüze çıkıyoruz.

15 Şubat 2021 Pazartesi

Beyin Ne Tuhaf Şey

Beynime olan sevgim geçenlerde gene bir kabardı. Anlatayım...

Düşünür Veggi Hanım'la yürüyüş yapma planını gerçekleştirmek adına buluşma noktasına yürürken sol kulağımda aniden başlayan bir hava kaçırma rahatsızlığı yaşadım. Tam olarak nasıl bir problem, bilmiyorum. Hani arabayla dağ tepe çıkarken kulağınız tıkanır ve siz esneyerek açarsınız ve o tuhaf "pof" sesini duyarsınız ya, işte o "pof" sesinden arka arkaya 4-5 tane çıktı kulağımdan. Garip bir vakum etkisinin altında kalmış gibiydi. Sadece sol kulağımın başına aniden böyle bir şey gelmiş olması beni rahatsız etti. Neyse ki yürüyüş yapacağım, diye geçirdim içimden. Yoksa kafanı kurcalayacak ve günümü kendimi dinleyerek, internette nedenlerini araştırarak geçirecek, Bay Hastalık Hastası'nın izinden gidecektim. 

Gün içinde aklıma gelmediği gibi tamamen unutarak günü bitirdim. Ta ki rüya görünceye kadar...

11 Şubat 2021 Perşembe

Küçük Kadınlar (Bayan Kene Uyarlaması)

Daha fazla ayılmadan ve beynim gün içinde daha başka olaylarla, görüntülerle dolmadan rüyamı anlatmam lazım.

Rüyam Küçük Kadınlar kitabının yetişkin versiyonuydu. Ama porno yetişkinliği değil, daha çok Requiem For A Dream yetişkinliği. Karamsar, gergin, uyuşturuculu ve intiharlı.

Jo'nun kasabalarından ayrılıp şehre gideceği ve Meg'in de kardeşlerini alarak ülke dışında çıkacağı (muhtemelen Paris) gün. Jo'yu kocaman bir malikanenin içinde görüyorum. Malikane muhtemelen bunları çok seven o zengin amcanın malikanesi. Bir yatağın üzerine oturmuş ufacık poşetlerde (o dönemde poşet olduğuna emin değilim ama benim gördüğüm poşet idi) bir şeylere bakıp "Acaba bu kaç gramdır?" diye sorduğunu görüyoruz. Karşısında ince uzun bir adam var. O da onunla yatağa oturmuş, Jo'yu izliyor.

10 Şubat 2021 Çarşamba

Bir Sözelci ve Bir Sayısalcı Bara Gitmiş

Avukat bir ailenin çocuğu olmama rağmen, idol haline getirdiğim dayılarımın mühendis, mimar olmaları beni mühendis olmaya yönlendirdi. Evet, sayısal konuları daha kolay kavrıyordum ama açık konuşalım sözel konuları hiç zevkli hale getirmeyen bir eğitim sistemimiz var. Sayısal şeylerdeki ezberler çok daha az ve sözel sadece ezber üzerine kurulu, çok harika eğitim hayatımızda. Bu da doğal olarak beni daha fazla somut şeyler üzerine yoğunlaşmaya, düşünmeye ve mesleki kariyerimi bu yönde inşa etmeye karar verdim. 

Yazmak hep yaptığım bir şeydi. Tam olarak, çocuğunun sanat ve edebiyata yönelmesini istemeyen ailelerin dediğini yaptım ve mühendis olup hobi olarak yazdım.

8 Şubat 2021 Pazartesi

Matthias & Maxime ve Yeni Bir Arkadaş Edinmek

Xavier Dolan'a aşkım izlediğim her filmle üstel olarak artıyor. 

2019 yapımı olan Matthias & Maxime, geçenlerde Mommy ile başladığım Xavier Dolan yolculuğundaki son durağım oldu. Aslında Mommy'den sonra arada iki filmi daha var ama konu itibari ile elim ilk bu filme gitti. Ve pişman etmedi...

Gerek IMDB olsun, gerek Rotten olsun gerekse çok severek takip ettiğim rogerebert.com'daki yorumlar olsun, işi bilenlerden ortalama bir puan alan Matthias & Maxime, bir filmde aradığım her şeye sahipti. O yüzden benim kişisel puanım ortalamanın üstünde.

Benimle Porsuk Arasında Kocaman Bir Park Var

Hafta sonu kaçamağı yapan Bayan Kene pek mutlu. Gidişi 10 saat, dönüşü 11 saat süren otobüs yolculuklarına rağmen öyle bir hafta sonu geçirdi ki bu sabah uyandığında şarkı söylüyordu. Havanın kapalı olmasına rağmen!

Eskişehir'i seviyor Bayan Kene. Belki de kanı çekiyordur, zira anne tarafı büyük dedeye kadar Eskişehir'de doğmuş, büyümüş. Ama kanının çekmesi, kuru Anadolu havasının derisini çatlatmasına ya da el ve ayaklarının şişmesine mani olamıyor. Üçüncü günün sabahı Bayan Kene'nin el derisi dikkat çekecek kadar gergin idi. Büyük dededen havaya alışkın olmaya dair bir şey gelmediği böylece kesinleşti.

3 Şubat 2021 Çarşamba

Kozmik Kanalınızın Ayarlarını Yapın

Geçenlerde Bayan Goth, Kozmik'le arasının ne kadar iyi olduğundan bahsetti. Kozmik hatlarının açık olduğunu anladığını ve evrenin verdiği işaretleri bir kıpırdanma yaşayarak aldığını anlattı. Bu işaretlere göre de hareket ediyor ve hareketinin sonuçlarını (iyi ya da kötü) alıyor, böylece hayatı biraz daha netleşiyor. 

Kozmik'in benimle pek arası olmadığını düşünmeye başlamıştım bu muhabbet sonra. Çünkü bende öyle kıpırdanmalar olmuyordu. Hatların açık olduğu hissi gelmiyordu. Bunun üzerine Bayan Goth bana "Kızılderiliğini kaybetmişsin, sezgilerin tıkanmış." dedi. Küçük bir çocuk gibi bozuldum bu duruma. Çünkü kızılderilileri severim. Bayan Kene'nin ara ara kurduğu hayaller arasında doğa ile harmoni içinde yaşayan bir kabilenin şefi olmak var, mesela.

Bayan Goth ile bu diyaloğu 26 Ocak'da yapmışız (teşekkürler yazılı mesajlaşma!) ve o zamandan beri düne kadar bu durum kafamı kurcalıyordu. Düne kadar sezgilerimin tıkanık olmasına bozuktum. Ama dün aslında Evrenin de benimle konuştuğunu fark ettim! Hem de çok uzunca bir süredir! Sadece Bayan Goth'dan daha farklı bir kanala sahibim. Açıklayayım...

1 Şubat 2021 Pazartesi

Another Round ve Alkol ile Pijama Arasındaki Benzerlik

Alkolle garip bir ilişkim oldu. Şu anda çok stabil ve hatta biraz mesafeli bir haldeyiz. Ve bunun nedenlerini anlamak için çokça bulanık, çokça sefil hatırlara bakmak gerekir. 

Peki, şimdi bu nereden esti, Bayan Kene?

Geçen gün Bay Nerd'le Another Round filmini izledik. Vaktizamanında minik sinema kulübümüzde, üzerine tartıştığımız The Hunt filminin yönetmeninin son filmi. Tıpkı The Hunt gibi, bir Danimarka kasabasında geçen film, gün içerisinde belirli bir miktar alkol almanın sosyal aktivitelerdeki performansı nasıl etkilediğini araştırmaya karar veren bir grup öğretmeni anlatıyor. Film içerisinde pek çok kere alkol tüketiliyor (doğal olarak) ve alkolün iyi kötü bütün etkilerini görüyorsunuz. Filmi tavsiye eden Bayan Goth'a izlediğimi söylediğimde "Evde alkol var mıydı bari, insanın canı çekiyor." dedi. Canımın çekmediğini hatta tam zıttı duygular hissettiğimi söyledim. Ertesi günü Düşünür Veggie Hanım'la buluştum ve O'na da filmi izlediğimden bahsetti. Onlar da filmi izlemiş ve Bayan Goth'un dediğini aynısını dedi, "Evde alkolünüz vardı umarım, insanın canı çekiyor." İki ayrı kişiden de aynı soruyu ve aynı duyguları alınca, acaba benim görüşümde mi bir tuhaflık var, diye düşünmeye başladım. Alkol geçmişimi irdeleme fikri bu şekilde ortaya çıktı.

31 Ocak 2021 Pazar

İnternetsiz Biz Biz Miyiz?

Bugün tam sıcak, taze kahveyi yanına alıp, dışarıdaki portakal bahçesine karşı oturup yazı yazmalık bir gün. Hava öyle güzel, öyle tatlı ve canlandırıcı ki... Ama bunu yapmam mümkün değil. Çünkü dün geceki "Afete İki Kala 2" fırtınası sebebi ile balkondaki şezlonglar sırılsıklam. Ben de bu yazıyı salonumda, canlandırıcı havayı yanımdaki pencereden çekerek ve ara ara, mal sahibinin genişlettiği kümesinin tellerini izleyerek yazıyorum. 

Aslında dün yazmayı isterdim ama gidip gelen elektrik ve internetin de kesilmiş olması beni bütün teknolojik aletlerden uzaklaştırdı. Aletlere ve kendime sinir oldum. 

Ve bir şeyi fark ettim, elektriğin olması ama internetin olmamasının beni daha çok sinir ediyor!

29 Ocak 2021 Cuma

Mulholland Drive ve Erişilen Huzur

FluTv sayesinde hayatımdaki bir gizemi daha çözdüm. 

Her şey, Olmaz Öyle Saçma Şey programının David Lynch hakkındaki bölümü ile başladı. 

David Lynch ile aramızdaki sıkıntı çok eskiye dayanıyor. Dönemimin çok konuşulan ve "cool" kesimin fanı olduğu bu yönetmeni, ben de merak etmiştim. "cool" kesime katılmak adına filmlerini izlemeye karar verdim. Lost Highway ve Mulholland Drive filmleri bende kafa karışıklığından başka hiçbir şey yaratmadı. İlk uzun metraj filmi Eraserhead ise beni o kadar rahatsız etmişti ki şimdi yazarken bile tüylerim diken diken oluyor. Son bir şans için Twin Peaks'i izledim. Beğendim ama içimdeki huzursuzluktan, anlayamamanın yarattığı yetersizlik hissinden kurtulamadım.

28 Ocak 2021 Perşembe

Bir Devir Kapandı

Şu anda bu satırları yazarken saat 11.22 ve ben yarım saat sonra Fethiye'ye gitme hazırlığı yapmak zorunda değilim!

Evet, doğru okudunuz, Bayan Kene bir devri kapattı! Artık haftanın değerli 3 gününü fizik tedaviye ayırmak zorunda değil. Peki durumlar nasıl?

Harika olduğunu söyleyemem. Hala yüzüstü yatarken tedirginliğim, çömelirken bir noktadan sonra ağrım ve hafif tempo koşarken dizimde ekstra bir ağırlık ve doluluk hissi var. Ama dikkat ederseniz bu cümleyi okurken aslında bu hareketleri yaptığımı da görüyorsunuz! Evet, hareketleri yapıyorum. Sağlıklı bir dizin performansıyla değil ama ittire kaktıra çalışan bir dize sahibim artık. Zaten eski haline kavuşmasının 6 ay alacağını söyledikleri zaman olayı anlamıştım. Dandik hafızamın sakatlık geçirdiğini unutması, iyileşmek için kilit noktaymış. Sonuçta 3 ay iyileşme süreci geçirmiş bağ dokum ile 6 ay süre geçirmiş bağ dokum arasında nasıl bir fark olabilir ki? Tek farkın dandik hafızam olduğu çok açık! Yaza doğru bu travma daha geride kalacak, hafızam bu travmanın üstüne başka kayıtlar açacak ve artık dizime dair korkularım beynimdeki raflarda bir toz halini alacak ve unutulup gidecek. Ben de muhtemelen kaykay çalışmalarıma geri döneceğim.

25 Ocak 2021 Pazartesi

Yersiz Espiri

İki gece önce garip bir rüya gördüm. Aslında garip rüyaları sık sık görürüm ama bu seferkinin garipliği biraz farklı.

Rüyalarım genellikle koşturmacalı, korkulu, kaçırmalı olur. Özellikle bu son zamanlarda gerilim konusu içine ruh kaçan evler ya da insanlar. Devamlı, grup halinde bir evde bulunuyoruz, sonra evin kapıları pencereleri çarpmaya başlıyor. Sonra bir oda da aniden kalın bir sesle çığlık atan birinin yanından kaçıyoruz, kendimi bir odaya kapatıyorum, içine ruh kaçmış insan kapıya dayanıyor ve yumruklamaya başlıyor vs vs vs...

Bunlar çok klasik Bayan Kene rüyaları. Blog'da biraz rüya kategorisinde takılırsanız, bunu siz de görürsünüz. Ama iki gece önceki rüya hiç böyle değildi.

21 Ocak 2021 Perşembe

Kendini de Unutsaydın

Bayan Kene bugün üstün bir performans sergiliyor!

Uzun bir aradan sonra işe dönüşü bocalamalarla geçen Bayan Kene ilk iş günü satmak için yaptığı tatlıları evde unutmuş, Bay Nerd imdadına yetişmişti. Kafeye aldığı temizlik malzemeleri arabanın bagajında günlerce gidip gelmişti. Bugün ise Bayan Kene tam her şeyi yanına alarak evden çıktığını düşünüyordu. 

Çay demlemek için mutfağa yöneldi ve suyun bitmiş olduğunu gördü. Damacananın dibinde kalan suyu su ısıtıcısının içine döktü ve su istemek için telefonu aranmaya başladı. Ve o zaman fark etti ki telefonu kendisinden çok uzaklarda, üzülerek ayrıldığı yatağının baş ucunda. 

19 Ocak 2021 Salı

"Ben yapayım mı?"

Dizim ve ben son düzlüğe girdik! Eğer dünkü randevuyu kaçırmış olmasaydım bu hafta bu iş bitiyor olacaktı. Ama olmadı, denkleme aniden dahil olan çeşitli değişkenler sebebi ile dün çok değerli randevuma gidemedim. Yapamadığım fizik tedavi hareketlerini, Bir Zamanlar Sıkıntılı Bey ve Eşi'nin taşınma işine yardım ederek, kendi çapımda yapmaya çalıştım. Evet, bir trambolin tepesinde top atıp tutmak gibi olmadı ama çekmece bulmacasını çözerken pek çok kereler çömüp kalktım. Hiç değilse hareket oldu, diye avundum. Ama sanırım gün içinde devamlı hareketli olmam çok da iyi olmadı. Zira dizimi fazla çalıştırmış olacağım ki uzun zamandan sonra ilk defa diz kapağımda ağrı hissettim. Biraz tedirgin edici bir ağrıydı ama evde üstüne sıcak su torbası koyunca ağrı sızı kalmadı.

Tabii bunda yemek öncesi içtiğim biranın da etkisi olabilir ama zannetmiyorum... Hiç zannetmiyorum...

7 Ocak 2021 Perşembe

2021'i İlk Haftasından Değerlendiriyoruz

Yeni yıl şarkımızı bol bol dinledik, yeni yılın ilk saatlerini, ilk günlerini ve ilk haftasını geride bıraktık...

O zaman yeni yılın ilk değerlendirmesini yazmaya hazırız!

İlk haftadan koca bir yılın değerlendirmesini yapmak büyük bir öngörü. Ama bu Bayan Kene'yi bu iddialı kararından geri çevirecek kadar mühim değil. Zira O'nun çöplüğü, O'nun beyni, O'nun oyun parkı. Yaptığı kuleyi yıkmakta herhangi bir sorun görmüyor, o yüzden kararlı parmak hareketleri ile yılın yorumunu yazmak için hevesli!

3 Ocak 2021 Pazar

RadyoBeyin'den Yeni Yıl Şarkısı!

Yıl son gününe bir adım kala Bayan Kene'nin beynine yerleşen şarkı, yeni yılın şarkısını seçmemize gerek kalmadan, kendine bu ünvanı direk yapıştırdı. 

Artık alışkanlık haline gelen Fethiye yolculuğunda, FRT FM (Fethiye Radyosu) bize, 1967'de çıkan ama 1969'da popüler olan My Way'in Athena uyarlamasını dinletti. Bir anda, Bayan Kene'nin nöronları, şarkının sözleri ile bitmek üzere olan yılın kendisine öğrettikleri, hissettirdikleri ve gelecek yılın nasıl geçmesini istediği arasında çok ani ve çok derin bir bağ kurdu. Gene de kesin karar vermek için hızlı davranılmamalıydı. Zira "Yeni Yıl Şarkısı", öyle çabuk bir şekilde verilecek bir ünvan değildi. Zihne yerleşen parçanın o yeri gerçekten hak edip etmediği konusunda ortak bir karara varılmalıydı.