28 Mart 2021 Pazar

Bir Pazar Günü

Bayan Kene nicedir kendi hakkında yazmıyor. Kendini düşünecek zaman bulamadığından olabilir. Eli kalabalık bu aralar. Zevk veren şeyler oyalıyor kendisini. O yüzden de kendini dinlemeye ve anlatmaya pek fırsat bulamıyor. 

Bir haftadır kendini bahar temizliğine verdi, Bayan Kene. Nesnelere olan takıntısı üzerine yoğunlaştı ve eline almadığı, dönüp bakmadığı, üstüne geçirmediği, ayağına giymediği her eşyayı atma işine girişti. Bu yoğun çalışmanın sonunda, hafifleyen bir gardırobu, can alıcı kırmızı renge sahip iki kapaklı bir ayakkabılığı ve daha derli toplu rafları oldu.

Ahh Shirley Vahh Shirley

Korku maratonumda üçüncü filmi geride bıraktım ve hayal kırıklığına uğradım. 

Öncelikle filmi neden listeye aldığımı gözden geçirelim.

Listede, favori korku filminin Suspiria (2018) olduğunu söyleyen Josephine Decker ismi ile karşılaştım. Suspiria'nın yeni uyarlamasını beğenmiştim. Güzel bir atmosfer yaratılmıştı, oyunculuklar iyiydi ve müzikler şahaneydi. Üstüne bir de, bu filmi beğenen yönetmenin gene bir kadın olması yönetmene olan ilgimi arttırdı. Hemen açıp çektiği filmlere baktım ve Shirley ile karşılaştım. Film konusunda fikir alışverişi yaptığım Türk İşi Jarlaxe'ın önerdiği, benim de nicedir izlemek istediğim bir filmdi, Shirley. Kaldı ki başrolündeki kadını da baya beğeniyorum. Elisabeth Moss ile The Handmaid's Tale'de tanıştım. Sonra Us'da ansızın karşıma çıktı. Feminist yönetmen araştırmamın sonunda karşılaştığım ve pek mükemmel bir dizi olan Top of The Lake'de ise kendisine hayran oldum. Invisible Man filminde de performansını beğendikten sonra Elisabeth Moss'un oynadığı her film ve diziyi bir kenara not etmeye karar verdim. Shirley'de bu notlar arasındaydı. 

Anlayacağınız beklentilerim biraz büyüktü. Kendimi biraz gaza getirmiş olabilirim.

24 Mart 2021 Çarşamba

Kaufman Bizi Metafora Boğdun!

Evet, yoğun çokbilmişlik, artistlik ve boyundan büyük lafların edileceği bir yazıya daha hazır mısınız? 

Bayan Kene, I'm Thinking of Ending Things'i izledi ve ona laflar hazırladı.

Öncelikle biraz Kaufman olayına nasıl girdiğimden bahsedeyim. Her şey, FluTv'deki son derece heyecanlı edebiyat profesörünün "İleride pek çok farklı okuma yapılacak yönetmen Charlie Kaufman'dır." cümlesini duymamla başladı. Yüksek heyecanı ve bazı film yorumları ile (Yüzüklerin Efendisi'nin büyük bir ayrımcılık tablosu olduğuna dair düşünceleri gibi) profesörden pek hoşlandım ve bölümlerini izlemeye başladım. Alfred Hitchcock filmlerindeki okumaları tartışırken konu bir şekilde Kaufman'a geldi ve sevgili profesör tarafından, zamanından sonra da konuşulacağı iddiası ortaya atıldı. Bu duruma Bayan Kene uzak ve ilgisiz kalamazdı! İleride kendisinden bahsettirilecek kadar başarılı olduğu iddia edilen bir yönetmen/senaristi yakından takibe alması şarttı.

22 Mart 2021 Pazartesi

İki Hayal Kırıklığı Oldu

Korku filmi maratonum yavaş ama emin adımlarla devam ederken ikinci film ile moraller düştü. 

Yönetmeni, meşhur Psycho filminin başrol oyuncusu Anthony Perkins'in oğlu Oz Perkins olan, 2015 yapımı The Blackcoat's Daughter filmi benden anca 3 puan alır. Beş üzerinden alır, ha! O kadar da eli sıkı değilim puan konusunda. 

The Blackcoat's Daughter, aslında çok güzel Rosemary's Baby havasını yakalayabilecek bir film iken, kurgu, senaryodaki boşluklar ve gereksiz sahneleri ile çok ortalama bir korku filmi haline gelmiş. Yazık olmuş. Başarılı oyunculuklar filmi kurtarmaya yetmemiş. Kalbinizi hızlandıran müzikleri atmosferin sürekliliğini sağlamak için yeterli olamamış. Oz Perkins'in diğer filmlerini izlemedim. O yüzden yönetmenin eksikliği gibi haddimi aşan cümleler kurmayacağım. Onun yerine haddimi aşan cümleleri senaryo ve kurguyu eleştirmek için kuruyorum ve senaryoda eksiklikler olduğunu, kurgunun iyi olmadığını iddia ediyorum.

17 Mart 2021 Çarşamba

Bir de Bir!

Geçen gün yaptığım harika listenin ilk filmini izleyerek korku filmi maratonumu resmen başlatmış bulunuyorum. Maraton gergin, ağır ve kesinlikle güzel başladı!

Öncelikle bu film o bahsi geçen listede yer almıyor ama yönetmen yer alıyor. 

Listenin ikinci sırasında yer alan Natalie Erika James, tanımadığım, duymadığım bir yönetmen idi. Orijinal Ring filminin favori filmi olduğunu gördükten sonra kim olduğunu merak ettim ve ufak bir google araştırması yaptım. Ve hiçbir şey bulamadım! Ama 2020'de çektiği Relic filminin Rotten Tomatoes'de 100 üzerinden 91 aldığını görmem filmi izlemek için yeterli bir sebep oldu benim için.

15 Mart 2021 Pazartesi

Haftaya Korkuyla Başlayın!

Korku filmleri resmen benim manam! 

Vaktizamanında Diablo II diye bir oyun vardı. Ortaokul zamanındaki koca bir yazımı, ki pek çok ergen için yaz tatilini geçirmenin çok daha eğlenceli yolları varken, kendimi odama kapatıp bu oyunu oynayarak geçirmiştim. Basketbol kulübünden arkadaşım Şimdi Kayıp Bayan ile kahvaltıdan hemen sonra buluşur, bize gider, akşam yemeği saatine kadar kendimizi, bir bilgisayar ekranındaki patlayan iskeletlere, atılan alev toplarına ve zehirli oklara adardık. Sanırım geçirdiğim en harika yaz diyebilirim.

6 Mart 2021 Cumartesi

Akmıyorsa Zorlayacaksın

Buraları ne zamandır sessiz, farkındayım. 

Mantıklı sebeplerimin yanında bir adet de çok da anlamlı olmayan ama garip bir şekilde en çok aklımı kurcalayan başka bir neden var. Önce mantıklı olanlardan başlayacağım.

Bayan Kene, arkadaşları Bayan Goth ve Düşünür Veggie ile pek eğlenceli bir maceraya atıldı. Yazma aktivitesi üzerine kurulu olan bu macera, pazartesi günü ufak çaptaki çevresine açılacak ve daha geniş kitlelere ulaşmak için çabalayacak. Ortaya çıkanın ne kadar takip edileceğini bize zaman gösterecek ama ben umutluyum. Ayrıca Bayan Goth'un kendi deyimi ile "kanallarını açık hissediyor" olması bana da gaz veriyor. Eğlenceli bir iş yapıyoruz, eğlenceli olmayan kısımlarını paylaşıyoruz. Bayan Kene, o kısımlardan kaçmak için her yolu deniyor ve Bayan Goth onu çok güzel yönlendirerek gene o paylaşımın içinde tutuyor. Bayan Goth'u takdir ediyoruz. Tembel Bayan Kene'yi hizada tutmak önemli. Pazartesi günü yakın çevremi bu çıktığımız maceradan haberdar edeceğim ve bir anda milyonlar olmasa bile en azından bir düzine insanın yazdıklarımı okuduğu anksiyetesine gireceğim.

Yazmayı sevip okunmaktan bu kadar çekinmek saçma Bayan Kene. At artık şunu üstünden!