sevgili bacağım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgili bacağım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2021 Perşembe

Bir Devir Kapandı

Şu anda bu satırları yazarken saat 11.22 ve ben yarım saat sonra Fethiye'ye gitme hazırlığı yapmak zorunda değilim!

Evet, doğru okudunuz, Bayan Kene bir devri kapattı! Artık haftanın değerli 3 gününü fizik tedaviye ayırmak zorunda değil. Peki durumlar nasıl?

Harika olduğunu söyleyemem. Hala yüzüstü yatarken tedirginliğim, çömelirken bir noktadan sonra ağrım ve hafif tempo koşarken dizimde ekstra bir ağırlık ve doluluk hissi var. Ama dikkat ederseniz bu cümleyi okurken aslında bu hareketleri yaptığımı da görüyorsunuz! Evet, hareketleri yapıyorum. Sağlıklı bir dizin performansıyla değil ama ittire kaktıra çalışan bir dize sahibim artık. Zaten eski haline kavuşmasının 6 ay alacağını söyledikleri zaman olayı anlamıştım. Dandik hafızamın sakatlık geçirdiğini unutması, iyileşmek için kilit noktaymış. Sonuçta 3 ay iyileşme süreci geçirmiş bağ dokum ile 6 ay süre geçirmiş bağ dokum arasında nasıl bir fark olabilir ki? Tek farkın dandik hafızam olduğu çok açık! Yaza doğru bu travma daha geride kalacak, hafızam bu travmanın üstüne başka kayıtlar açacak ve artık dizime dair korkularım beynimdeki raflarda bir toz halini alacak ve unutulup gidecek. Ben de muhtemelen kaykay çalışmalarıma geri döneceğim.

19 Ocak 2021 Salı

"Ben yapayım mı?"

Dizim ve ben son düzlüğe girdik! Eğer dünkü randevuyu kaçırmış olmasaydım bu hafta bu iş bitiyor olacaktı. Ama olmadı, denkleme aniden dahil olan çeşitli değişkenler sebebi ile dün çok değerli randevuma gidemedim. Yapamadığım fizik tedavi hareketlerini, Bir Zamanlar Sıkıntılı Bey ve Eşi'nin taşınma işine yardım ederek, kendi çapımda yapmaya çalıştım. Evet, bir trambolin tepesinde top atıp tutmak gibi olmadı ama çekmece bulmacasını çözerken pek çok kereler çömüp kalktım. Hiç değilse hareket oldu, diye avundum. Ama sanırım gün içinde devamlı hareketli olmam çok da iyi olmadı. Zira dizimi fazla çalıştırmış olacağım ki uzun zamandan sonra ilk defa diz kapağımda ağrı hissettim. Biraz tedirgin edici bir ağrıydı ama evde üstüne sıcak su torbası koyunca ağrı sızı kalmadı.

Tabii bunda yemek öncesi içtiğim biranın da etkisi olabilir ama zannetmiyorum... Hiç zannetmiyorum...

24 Aralık 2020 Perşembe

40 Yıl Düşünsem

Fizik tedavide her şey rutine bindi, artık böyle devam eder ocağın sonuna kadar, diye düşünürken saçma sapan bir egzersizle beni şaşırtmayı başardılar.

Bir buçuk aydır süre gelen seanslarımda hep aynı sıralama ve egzersizler vardı. İlk 40 dakika güzel bir diz bakımı, sonraki 40 dakika da bisiklet, merdiven inip çıkma, squat, tek ayak üstünde durmak, lastik ve top egzersizim vardı. Dizimde gelişme olmasını bu egzersizleri bir tık ileri götürerek sağlıyorlardı. Yok efendim squat pozisyonunda 5 saniye beklemek, yok efendim lastikle biraz daha büyük hareketler yapmak veya bisikletin direncini artırmak. Seansın sonu da hep aynıydı. Germe bükme çalışmaları ile hastayı inletmek, oflatmak, ter su içinde bırakmak.

Bu bahsettiğim egzersizlere pazartesi günü bir yenisini ekledi, Lalettan Fizyoterapist.

12 Aralık 2020 Cumartesi

Koşarım ki Ben!

Son seansın son dakikalarında Bayan Kene'ye dank etti. 

Bu seansın sonunda çile bitti mi, devam mı edecek sorusundan daha önemli bir soru vardı; operasyon geçirmesi gerekip gerekmediği!..

Vücudunda karıncanmalara ve beyninde zonklama neden olan bu sorunun, seansın sonunda aklına gelmiş olması aslında iyiydi. Dün gece bunu idrak etmiş olsa uyuyamaz, yatakta dört döner, midesi bulanırdı. Ama bütün bunları şimdi yaşıyordu. 10 dakika sonra ya bu hisler bitecek ya da çok daha pik bir seviyeye ulaşacaktı.

"Bugün son günüm." dedi, germeye gelen Lalettan Fizyoterapist'e. Her anlamda germeye geldiğini düşünmek garip bir şekilde eğlendirdi Bayan Kene'yi ama saçma komik düşüncelerine dalamayacak kadar tedirgindi. Daha doğrusu gergin!

8 Aralık 2020 Salı

Bayan Kene Son Düzlüğe Girdi!

Öyle böyle, anırta kanırta, ağlaya zırlaya fizik tedavinin son haftasına girdim. Emeği geçenlere teşekkür etme işini son güne bırakacağım. Çünkü sonuç beni tatmin etmezse teşekkür listesinden silinecek isimler olacak! 

Bu bir tehdit mi?! 

Kesinlikle!

Şunu belirtmek gerekiyor ki, gerçekten iyileştiğimi son hafta ve ondan bir önceki hafta idrak etmeye başladım. Diğer haftalar, ağrının üzerimde yarattığı psikoloji ile geleceğe karşı karamsar bakıyordum. Ama bu son iki hafta, gerek evde yaptığım egzersizlerde daha az ağrı çekiyor olmam, gerek daha normal yürümem gerçekten dizimin iyileşeceği konusunda bana moral verdi. 

24 Kasım 2020 Salı

Çoğu Gitti Azı Kaldı

Zorlu fizik tedavi sürecinin yarısını geride bıraktım. 

Başladığımdan çok daha iyi bir yerdeyim, orası kesin. Ama kalan yarısını tamamladığımda sakatlanmamdan önceki duruma ulaşacağımdan emin değilim. Dizim tutuk, hareket ettirmesi zor ve sanki üzerine fazla yüklensem beni yarı yolda bırakacakmış gibi. Bu alanda uzman olan insanlar, önümüzdeki seanslarda bu durumun tamamen düzeleceğine emin vaziyetteler. Ben ise tedirginim. 

17 Kasım 2020 Salı

Welcome to The Jungle

Acılı ve ağrılı bir gururla belirtmek isterim ki, fizik tedavinin gerçek yüzünü gördüm. 

İlk elden, bu zamana kadar duyduğum dedikoduları teyit etme şansım oldu ve diyebilirim ki gerçekten dedikleri kadar var. 

Aslında ikinci haftanın ilk randevusu gayet eski ayarında, gayet sıcak, titreşimli ve sakin başlamıştı. ÇıtıPıtı Tekniker'im bir yandan muhabbet ederken bir yandan diz kapağımın etrafına lazer ışınları atmış, sonra hafif akımlarla beni baş başa bırakmıştı.

Dizime bakım kısmı bittikten sonra egzersiz bölümüne geçtim. Orada da bir değişiklik yoktu. Lalettan Fizyoterapist beni görünce hemen pedallı aletin başına bir sandalye çekti. Her şey eskisi gibiydi. Kendimi biraz daha zorlayarak verdikleri egzersizleri harfiyen yerine getirdim. Dizimde yavaş da olsa bir ilerlemenin olduğu kesindi. 

13 Kasım 2020 Cuma

İlk Haftayı Geride Bıraktık

Sonunda ilk elden fizik tedavi egzersizlerini tecrübe etmiş bulunmaktayım. 

İlk seansta dizime uygulanan yoğun bakımın aynısı 2.seansta da uygulandı ve hemen akabinde egzersizlere geçildi. 

Egzersiz yapmak için sizi başka bir bölüme alıyorlar. Bir rampa, bir merdiven, pedaldan oluşan bir alet, paralel barların arasında yürüdüğünüz bir bölüm, bir adet koşu bandı, bir adet bisiklet ve iki yatağın bulunduğu bir alan burası. Bir duvar boydan boya ayna ve önünde de tutunabileceğiniz bir bar var. Aslında bir nevi spor salonlarında bulunan egzersiz alanı gibi. 

11 Kasım 2020 Çarşamba

Seanslar Başlasın

 Dizimle ilgili gelişmeler pek muallak.

"Bence ön çapraz bağ yırtık." ifadesini bir doktora yakıştıramadım ama dizimin halen şiş olması ve 3 aylık düz tutma sürecinden sonra çok az kıvrılması sebebi ile düzgün bir teşhis koyulamamasını da anlıyorum. Ben de ekstra işleri zorlaştırdım; Doktor Panzer'in en ufak bacağıma dokunuşunda viyakladım. Baya saçmalamış olacağım ki en son adam "Herhangi bir müdahalede bulunmadım." deme gereği duydu. Ben işi şakaya vurarak "Keh keh, biraz hassasım da, içim kötü oluyor." dedim. Buna karşılık Doktor Panzer doğal olarak "Bu şekilde yaparsan ne olduğunu anlayamam ve düzgün teşhis koyamam." dedi. 

Dediği de oldu. Benim yüzümden düzgün teşhis koyamadı.

1 Kasım 2020 Pazar

Kasım Kasveti

Kasım hep bana kasvetli gelmiştir. Kelime olarak çağrıştırıyor olsa gerek zira kasım aylarına dair hatırımda kalan iç karartıcı ya da hüzünlendirici anılara sahip değilim. Ama kasımın kasvetli bir ay olduğu konusunda da hiç şüphem yok.

Maalesef Ekim ayı hiç hayal ettiğim gibi geçmedi. Bu içimi çok burkuyor. Daha kötü geçme ihtimali  koltukta film izleyip kitap okuyarak geçirdiğim zamanları tabii ki benim için daha değerli kılıyor, şikayet edemem. Ama bir yandan da Ekim ayı hayallerimi gerçekleştirememiş olmanın inanılmaz mutsuzluğu içerisindeyim. 

Sevgili bacağım ile aramızdaki ilişki çok temkinli ve dolayısıyla da çok yavaş gelişiyor. Artık kapı eşiğine tutunup azar azar üstüne yük vermekten koltuk değnekleri ile evin içinde dolaşarak yük verme aşamasına geçtik. Ufak ufak ağrı ve sızılarla bana durumdan ne kadar şikayetçi olduğunu iletiyor ama umursamıyorum. Ben de ondan şikayetçiyim. Dizimi bükememekten, tabutta uyuyan vampir modunda yatıyor olmaktan, tedirgin olmadan yürüyüş yapamamaktan dolayı ben de ondan şikayetçiyim. Gene de bence ilişkimizi adım adım telafi ediyor olmamız iyi. Sadece bu ilerleme hızının yeterli yavaşlıkta olup olmadığı konusunda sıkıntılarım var. 

27 Ekim 2020 Salı

Yan Komşum Bir Keçi

Tabii, Bayan Kene olarak yan komşumun bir keçi olmasını çok garip karşılamayabilirsiniz. Ama garip... 

Halen bir bacağını aktif bir şekilde kullanamayan biri olarak, koltukta tek bir yere oturabiliyorum. Oturduğum yer öyle bir hal aldı ki Bayan Kene'nin kıçından başka bir kıç değse alarmlar çalmaya başlayabilir. Birbirimizi o kadar kanıksadık. 

Oturduğum tarafta, evden çıkamadığım bu süreç zarfında gerçek dış dünyayı seyretmemi sağlayan bir adet pencere bulunmakta. Böylece yağmurun yağıp yağmadığından, havanın soğumaya başlayıp başlamadığına kadar pek çok hava durumu olayına ilk elden tanık olabiliyorum. Ayrıca ev sahibimizin günlük tavuk besleme rutinini de takip edebiliyorum. Bazen bu rutin, pür dikkat bir vaziyette televizyon izlerken ya da laptop ile farklı bir dünyaya bağlanmışken beni yanı başımdaki gerçek hayata öyle ani döndürüyor ki yüreğim ağzıma geliyor. Ama alıştım. Hem ara ara insanın kalp atışını hızlandırması da iyi bir şey. Gençleştirir...

18 Ekim 2020 Pazar

Doğum Günü Heyecanının Sıkıntılı Sonucu

 Ehe, Yaşasın Doğum Günü! başlıklı yazımın artık trajik bir havası var. 

Bay Nerd ile başbaşa yemek kutlaması ile bitmesi gereken gece, bacağımda bir alçı ile eve dönmemiz ile sonuçlanarak Yaşasın Doğum Günü! yazımı biraz hüzünlü bir şekilde anmama sebep oldu. 

Heyecanımın sonucuna bakıyorum şu anda, yattığım yerden. O da bana bakıyor, siyah cırt cırtlı bantların arkasından şişmiş derisi ile. 

3 hafta sonra gideceğim muayenenin türlü türlü sonuçlarını kuruyorum kafamda ve beni korkutmaya devam ediyorlar ama bir yandan da içimde böyle bir şeyi tecrübe etmenin garip bir tatmini de var. Hala Bay Nerd'e "Şu rampadan da kayayım sonra gideriz." lafım içimi burkuyor. 

O son adımı atmayacaktın Bayan Kene!