30 Aralık 2020 Çarşamba

Bir Garip Stockholm Sendromu

Dün Defter'e koca bir yılı daha geride bıraktığımıza dair yazı yazarken fark ettim ki ben 2020'yi sevmişim!

Şok! Bayan Kene resmen Stockholm sendromu yaşıyor!

Etrafımdaki herkes, yarın, yeni bir yılın gelişini kutlamaktan ziyade 2020'nin gidişini kutlayacak. Ve bu durum içten içe hüzünlendiriyor beni. Hep kendimi, "O kadar da kötü değildi." derken buluyorum. 

Ve tabii ki o kadar da kötü olduğunu, özellikle bazı insanlar için gerçekten kötü olduğunu biliyorum.

Yine de... Sanırım filmlerde, sınıftaki zayıf, fakir, sessiz çocuğun bütün sınıf tarafından aşağılanması ve hor görülmesini izler ve o zavallı çocuğa sempati duyarız ya... Tam olarak 2020'ye karşı hissettiğim duygular böyle. Büyük bir sempati var O'na karşı içimde.

29 Aralık 2020 Salı

RadyoBeyin Cahil Olabilir Ama Asla Öğrenmekten Geri Kalmaz!

 RadyoBeyin, bir 90'lar çocuğu. Bu ne demektir? 

Bu demektir ki, müzik bilinci 90'lar türkçe popunu dinleyerek oluştu, MTV ile gelişti, VH1 ile olgunlaştı ve şu an dilediğini dinlemesine izin veren platformlar sayesinde genellikle yerinde sayıp, çok nadir yeni grupları, şarkıları arşivine katabiliyor, demek.

İçinden çıkamadığı bir "loop" un içinde olması bu yeni sanatçı ve eserleri onun için daha değerli kılıyor. 

Çok değerli kurucumuz Bayan Kene'nin sayesinde Bay Nerd'ü tanıdık, onun müzik bilinci sayesinde arşivimize Alva Noto'yu, Tim Booth and The Bad Angels'ı, Justice ve GosT'u kattık. Geçenlerde bir yenisini daha ekledi Bay Nerd.

Nekropsi!

90'larda biz çocuk aklımız ile Oya-Bora'ları, Sibel Alaş'ları MFÖ'lerin tavan yaptığı dönemlerdeki pop şarkıları dinlerken, Bay Nerd, ergenliğin getirdiği isyan ve kimlik arayışı ile çok daha farklı müzik türlerine giriş yapmıştı. 

Bu yaşımızda bizi 90'ların alt kültürü ile tanıştırdığı için kendisine buradan çok teşekkür ederiz. Arşivimize katkılarından dolayı belki bir ara biz de Bay Nerd'e bir güzellik yaparız. Ama ne yaparız, şu an bilemiyoruz.

Lafı fazla uzattık! İlk dinlediğimizde "Anadolu speed metal böyle bir şey!" dedirten, sonra her albümleri ile aslında her türde parça üretmiş Nekropsi ile sizleri baş başa bırakıyoruz! Açılışı biz anadolu speed metal ile yaptık, Nekropsi - Efsane, gerisini siz getirirsiniz. 

Önemli Not: Sakın Youtube'a, bizim gibi cahil cahil Nekropsi'yi "c" ile yazmayın! Çok korkunç şeyler çıkıyor karşınıza! 

26 Aralık 2020 Cumartesi

Az Önce Ne Dedim?

 S.O. :Buzunuzu getireyim.

B.Y. :Pardon bir şey soracaktım?

S.O. :Buyurun...

24 Aralık 2020 Perşembe

40 Yıl Düşünsem

Fizik tedavide her şey rutine bindi, artık böyle devam eder ocağın sonuna kadar, diye düşünürken saçma sapan bir egzersizle beni şaşırtmayı başardılar.

Bir buçuk aydır süre gelen seanslarımda hep aynı sıralama ve egzersizler vardı. İlk 40 dakika güzel bir diz bakımı, sonraki 40 dakika da bisiklet, merdiven inip çıkma, squat, tek ayak üstünde durmak, lastik ve top egzersizim vardı. Dizimde gelişme olmasını bu egzersizleri bir tık ileri götürerek sağlıyorlardı. Yok efendim squat pozisyonunda 5 saniye beklemek, yok efendim lastikle biraz daha büyük hareketler yapmak veya bisikletin direncini artırmak. Seansın sonu da hep aynıydı. Germe bükme çalışmaları ile hastayı inletmek, oflatmak, ter su içinde bırakmak.

Bu bahsettiğim egzersizlere pazartesi günü bir yenisini ekledi, Lalettan Fizyoterapist.

21 Aralık 2020 Pazartesi

RadyoBeyin'de Yeni Bir Hafta!

Herkese iyi haftalar, RadyoBeyin dinleyicileri!

Aralık ayını adım adım arşınlarken yeni bir haftaya içimizde aynı monoton duyguların yarattığı huzur ile mi başlıyoruz yoksa bugün yataktan yepyeni umutlar, fikirler ve düşlerle mi kalktık?! 

Eğer monoton hayatınızın monotonluğundan gayet memnun iseniz, ne mutlu! Nadir insanlardansınız demektir.

Eğer gözlerinizi açtığınızda rüyanızdaki gördüğünüz imgeler bu güne, bu haftaya, bambaşka bir gözle bakmanıza neden oluyorsa, size de ne mutlu! Adeta her gününüz yeni bir macera.

Peki bugün RadyoBeyin için nasıl? Kapalı, soğuk... Karamsar, huysuz ve solgun... O nedenle siz, her günü yeni bir macera olarak yaşayanlar ve siz hayatınızdan gayet memnun olanlar, biraz geri çekilin çünkü gün huysuzların günü! 

RadyoBeyin'den geliyor, yataktan ters tarafından kalkanlar için; Sepultura, Roots Bloody Roots! Ve gökyüzünün griliğine karşı haykırıyoruz!

Umarız huysuzlar bütün haftayı ele geçirmez.

20 Aralık 2020 Pazar

Citizen Kane ve Welles 101

Öncelikle neden Citizen Kane filmine taktığımdan bahsedeyim.

Sinema tarihinde büyük iz bırakan filmlere göz atarken, bir listenin birinde Citizen Kane karşıma çıktı. O kadar çok ama o kadar çok duymuştum ki filmi, karşıma çıkınca merakım daha da arttı. Filmin konusu hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Sadece Orson Welles'in pek ünlü biri olduğunu ve Citizen Kane filminin de pek ünlü bir film olduğunu biliyordum. Ama ününün nedenleri konusunda bir fikrim yoktu.

Karşılaştığım listede, gerek sinematografik açıdan, gerek senaryo açısından filmin amerikan sinemasında büyük bir adım attığını okudum ve merakım gittikçe arttı. Biraz da Orson Welles kimdir, necidir, diye bakayım dedim ve beni şaşırtan daha fazla bilgi öğrendim.

16 Aralık 2020 Çarşamba

Hangi Havaların İnsanısın?

Bu aralar herkes bir havaların insanı. 

Yok, yok, bu bir iğnemele ya da alttan laf atma amacı güden bir cümle değil. Gerçek anlamıyla, bu aralar etraftaki pek çok insandan hangi havaların insanı olduğunu duyuyorum. 

ÇıtıPıtı Tekniker'im mesela güneşli, sıcak havaların insanı. Yağmura, kapalı ve soğuk havalara gelemiyor. Dışarı çıkası gelmiyormuş. İlk sokağa çıkma yasağında hava güneşli olduğu için bir market alışverişi yapmak adına evden çıkıp kaçamak bir sahil yürüyüşü yapmış, mesela. Geçen haftaki sokağa çıkma yasağında kendisinden aynı performansı beklerken eve kapandığını öğrendim. 

"Hava o kadar kapalıydı ki evden çıkasım gelmedi." dedi. 

12 Aralık 2020 Cumartesi

Koşarım ki Ben!

Son seansın son dakikalarında Bayan Kene'ye dank etti. 

Bu seansın sonunda çile bitti mi, devam mı edecek sorusundan daha önemli bir soru vardı; operasyon geçirmesi gerekip gerekmediği!..

Vücudunda karıncanmalara ve beyninde zonklama neden olan bu sorunun, seansın sonunda aklına gelmiş olması aslında iyiydi. Dün gece bunu idrak etmiş olsa uyuyamaz, yatakta dört döner, midesi bulanırdı. Ama bütün bunları şimdi yaşıyordu. 10 dakika sonra ya bu hisler bitecek ya da çok daha pik bir seviyeye ulaşacaktı.

"Bugün son günüm." dedi, germeye gelen Lalettan Fizyoterapist'e. Her anlamda germeye geldiğini düşünmek garip bir şekilde eğlendirdi Bayan Kene'yi ama saçma komik düşüncelerine dalamayacak kadar tedirgindi. Daha doğrusu gergin!

11 Aralık 2020 Cuma

We Are Little Zombies ve Harika Japon Sineması

Her sahnesi, çekimi ve diyaloğu ile kafamı kurcalayacak bir film izleme aşkı kabarmıştı içimde. O aşkla Rotten Tomatoes'in listesine girdim bastım "Art&Foreign" listesine. Beni memnun edeceğine inandığım bir iki filmi listeme ekledim ve geçen gün bir tanesini izledik.

Sinema Kulübü'nün fransız yeni akım sineması ile beni detaylı ve sert bir şekilde tanıştırmış olmasının çok faydasını gördüm bu filmi izlerken! Bu tecrübeden mahrum kalmış Bay Nerd, ara ara "Neler oluyor yahu? Aaa, yeter ama..." şeklinde çeşitli şikayetlerde bulundu ama konu ve absürtlük seviyesi ile O'da filmi tamamladı.

We Are Little Zombies, sahip olduğu bütün öğeleri ile (çekim, kurgu, anlatım ve senaryo) tam bir fransız yeni akım sinemasının Japon kültürü ve Japon sinemasında varoluşunu gösteren bir film. Daha ilk giriş sahnesinde karşınıza çıkan saçma editi ile anlıyorsunuz nasıl bir şeyle karşı karşıya olduğunuzu. Diyaloglar ile cutları takip etmek için çok çaba harcamanız gereken zamanlar da oluyor. Ve evet, bazen ekrana bakıp "Şu anda ne görüyorum?" dediğiniz zamanlar da oluyor.

8 Aralık 2020 Salı

Alışılmadık kadrajlı film: Mommy

Xavier Dolan'ı severim. Çok genç yaşta film yönetmesi ile dikkatimi çekmiş ve filmini de baya beğendiğim için resmen aklımda yer etmişti. Ara ara açıp yaptığı başka film var mı, diye bakardım. 

Geçenlerde, uzun zamandır bakmadığımı fark ettim. Bu ne demekti? Bu bir altın  madeni buldum demekti! 

Hemen ufak bir internet gezinmesinden sonra 2014'te yaptığı Mommy filmini attım listeye. Sorunlu bir çocuğu olan dul bir kadının hikayesi. Leziz...

Bayan Kene Son Düzlüğe Girdi!

Öyle böyle, anırta kanırta, ağlaya zırlaya fizik tedavinin son haftasına girdim. Emeği geçenlere teşekkür etme işini son güne bırakacağım. Çünkü sonuç beni tatmin etmezse teşekkür listesinden silinecek isimler olacak! 

Bu bir tehdit mi?! 

Kesinlikle!

Şunu belirtmek gerekiyor ki, gerçekten iyileştiğimi son hafta ve ondan bir önceki hafta idrak etmeye başladım. Diğer haftalar, ağrının üzerimde yarattığı psikoloji ile geleceğe karşı karamsar bakıyordum. Ama bu son iki hafta, gerek evde yaptığım egzersizlerde daha az ağrı çekiyor olmam, gerek daha normal yürümem gerçekten dizimin iyileşeceği konusunda bana moral verdi. 

2 Aralık 2020 Çarşamba

Aralık ve Arkadaşları

Kasım göz açıp kapayıncaya kadar geçti mi yoksa bir ağda misali uzadıkça uzadı mı, kararsızım. 

İçinde barındırdığı olaylar sebebi ile hem fiziksel hem de ruhsal olarak yorucu geçtiği için sanki ağdalı bir kıvama sahipmiş hissi uyandırıyor. Ama bir yandan da bir sürü koşturma, harala gürele ile geçtiği, hep bir sayılı günün beklenmesi durumu olduğu için de pek çabuk geçti gitti gibi geliyor.

Sanırım hızlı geçmesini sırtımıza vurduğu yap-git kırbacına, bitmek bilmemesini de üzerimizde yarattığı yoğun grimsi bulutlara borçluyuz.