Bu gecenin filmi gerek psikanalize olan merakım, gerek Doktor Civan'ımın sık sık Jung'dan bahsetmesi ve gerek Freud'un düşüncelerine zaman zaman katılıyor olmamdan dolayı uzun zamandır izlemek istediğim A Dangerous Method.
David Cronenberg'in pek sevdiği Viggo Mortensen'i oynattığı, yanına Shame ve Inglorious Bastards'daki performansı ile ilgimi çeken Michael Fassbender"i kattığı ve kadın oyuncu olarak da oyunculuğunu The Dushess de beğendiğim Keira Knightley'in rol aldığı 2011 yapımı bir film A Dangerous Method.
Öncelikle şunu söylemek isterim ki, Imdb'deki konu açıklaması benim film hakkında hayal kırıklığına uğramama neden oldu. Ben filmin Freud ve Jung tartışmalarına ve çalışmalarına detaylı bir şekilde değinerek tıpkı Imdb'de bahsettiği gibi psikanalizin oluşumunu anlatacağını düşünmüştüm. Ama gel gör ki konu, daha çok Jung'un özel hayatı, hastası ile yaşadığı etik olmayan ilişkisi ve Freud'la arasındaki bilimsel atışmalarından çok, özel hayatları konusundaki kapışmaları üzerineymiş. Üzüldüm. Beni her ikisinin de çalışmaları konusunda aydınlatacak bir film beklemiştim. Evet, o kadar da yüzeysel ve çalışmalarına değinilmemiş bir film değildi ama Jung ve Freud'un mektuplaşarak görüşlerini şekillendirmelerine umduğum kadar yer verilmemişti. Özellikle sadece tek bir hastası üzerinde detaylı bir anlatımın olması ve bunun da Jung'un etik olmayan ilişkisi ile doğrudan ilgili olması filmin konusunu psikanalizden daha çok Jung ve hastası Sabina Spielrein ile ilişkisine yoğunlaştırmış.
Freud'un nevrozları devamlı cinsel açıdan açıklamasının nedenleri üzerinde durulmaması ve hatta bu konudan tamamen eleştirel açıdan bahsedilmesini de biraz taraflı buldum. Freud'un karşı karşıya geldiği Jung'un da bilimsel verilerden uzaklaşarak, bilimine mistisizm karıştırmasının nedenlerinin de üzerinde çok yalapşap durulması, Jung'un nasıl bir psikiyatrist olduğu konusunda insanı şüpheye düşürüyor.
Konu açısından hayal kırıklığına uğramama rağmen filmde kullanılan sahneleri beğendim. Oyunculukları beğendim. Ancak Michael Fassbender, Keira Knightley ve Viggo Mortensen arasında pek sönük kalmış, dikkatimden kaçmadı değil.
Gelelim filmin anlattıkları hakkında düşündüklerime... Bu biraz bizim imam - cemaat ilişkisini getiriyor akla. Yani imam bunları yaparsa cemaat ne yapsın... Hoş değil, daha önce de belirttiğim gibi etik değil. Ayrıca problemin ne olduğunu anladıktan sonra yıne o problemleri ortaya çıkaracak durumlar yaratmak pek aklı başında doktorların yapacağı şeyler değil diye düşünüyorum. Ama Jung ve Freud"un yaşadıkları özel hayat yarışı keyifli olmuş. Benim bilmediğim bir bilgiydi ve bu konuda çekişmeleri ilginçti.
Bir şekilde bu gibi figürlerin çok daha olgun, sakin ve bilinçli olduklarını düşünüyor insan. Psikolojik problemleri olan insanlara yardım edebilecek kadar empati kurabilen insanların içinde bulundukları kıskançlıkları, çekememezlikleri ve korkuları görmek ilginç oluyor. Mesela bu filmi izledikten sonra ben de merak ettim, acaba Doktor Civan'ın da yaşadığı çeşitli çıkmazlar ve bunlarda kendisine yardımcı olan başka bir doktor var mıdır? Muhtemelen vardır. Zira bu filmde de anlıyorsun ki onlar da her ne kadar hastaları konusunda burnu büyük sonuçlara varsalar da basit bir insandan başka bir şey değiller. Aynı dürtüleri barındıran, aynı içgüdülerle hareket eden ve aynı sorunları yaşayan insanlar. Hatta kariyerlerinin içinde bulunduğu stratejik durum düşünülürse hastalarından daha da yalnız insanlar. Sahip oldukları düşünceleri profesyonel birine anlatmanın rakiplerine gümüş tabakta bir fırsat sunacağı çok aşikar. Bu nedenle pek çok insandan daha yalnızlar. Bu muhtemelen onları pek çok insandan daha sorunlu yapıyordur.
Sonuç itibari ile, A Dangerous Method, eğer Jung ve Freud'un özel hayatları ile ilgili bir fikir sahibi olmak isterseniz sizi tatmin eden bir film. Ama psikanaliz konusunda bilgi sahibi olmak isterseniz Wikipedia'dan okumaya başlamanız daha hayrınıza olacaktır.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder