22 Eylül 2020 Salı

Bir Gece Seyri

Bayan Kene, bir süre dalgaların ayaklarına gelgit oyunları oynamasına izin veriyor. Kafası güzel, siyah gökyüzünde yıldızlar parıldıyor ve karşısındaki deniz siyah kadifeden bir örtü gibi gözüküyor.

Bir adım daha atıyor. Suyun sıcaklığı serin bir havada hafif bir pikenin altına girme hissi uyandırıyor.

Bir adım daha, kadife görünümlü pikenin altına bacaklarını da sokuyor. 

Bir adım daha, pikeyi beline kadar çekiyor.

Normal şartlar altında gece denize girmek Bayan Kene'yi korkutur. Gündüz ortalarda gözükmeyen her türlü deniz canlısının gece fink attığını ve izinsiz bir insan girişinin onların huzurunu kaçırarak şiddete baş vurmalarına sebep vereceğini düşünür. Ama şu anda normal şartlar altında değil. Kafası güzel, siyah gökyüzünde yıldızlar parlıyor ve kadife denizin dalga sesleri bir superisinin çağrısı gibi geliyor kulağına. 

Siyah suya bırakıyor kendini. Bütün vücudunu yumuşak bir örtü gibi örtüyor deniz. Kendini ufak balıkların ısırıklarını karşılamaya hazırlanıyor. 

Suyun dokunuşları dışında bir şey hissetmiyor. 

Ani gelen gerginlik yavaş yavaş zihnini terkediyor. Zihninden sonra vücudu da gevşemeye başlıyor Bayan Kene'nin. Denizin hareketlerini hissediyor. Kıyıya çarpmadan önce dalgaların onu indirip kaldırmasını hissediyor. 

Bakışları deniz ile gökyüzünün birleşimine kayıyor. Hiç kesintiye uğramadan devam eden bir karanlık var karşısında. Işığın siyah denizdeki kırılmalarını takip ederken, kendinizi bir anda gökyüzündeki parlak yıldızları seyrederken buluyorsunuz. Normal şartlar altında karanlık Bayan Kene'yi korkutur. Yutan bir hiçlik gibi düşünür karanlığı ama şu anda normal şartlar altında değil. Kafası güzel, siyah deniz ışık oyunları ile göz kırpıyor ve gökyüzündeki yıldızlar sergiledikleri manzarayı seyretmesi için onu çağırıyor. 

Kendini suya bırakıyor Bayan Kene. Kadife örtü Bayan Kene'nin vücudunu kaldırıyor ve gökyüzünü seyretmesi için dünya üzerinde bulabileceği en rahat yatak haline geliyor. Ve Bayan Kene'nin bildiği dünya yok oluyor bir anlığına. Evren'i görüyor Bayan Kene. Ufacık bir pencereden bütün bir evreni görüyor o an. Görüş açısında hiç kayan yıldız yok ama biliyor ki kayıyorlar, doğuyorlar ve ölüyorlar. Biliyor ki dönmeye devam ediyorlar. Hiç bitmeyeccek bir gösteri. Muazzam bir gösteri. 

Kulağına bir sürtünme sesinin gelmesi ile irkiliyor Bayan Kene. Dünyaya geri dönüyor. Az önceki gerginlik önce zihnini sonra da bütün bedenini ele geçiriyor. 

"Korkma." diyor Deniz. "Dalgalarımın taşlarla oyunu sadece.". Minik dalgalarla davet ediyor Bayan Kene'yi tekrar uzanması için. "Bak, dinle..."

Normal şartlar altında Bayan Kene artık denizden çıkması gerektiğini düşünürdü. Gece ilerliyor, hava soğuyor ve Deniz konuşuyor. Ama şu anda normal şartlar altında değil. Kafası güzel, yumuşak pikenin altında üşümüyor ve Deniz konuşuyor. 

Tekrar bırakıyor kendini Dünyanın En Rahat Yatağı'na. Karşısındaki yıldızlı gökyüzü, kulakları suyun içinde, dikkatle dinliyor. 

Bir dalga kaldırıyor vücudunu, ilerliyor ve o zaman duyuyor Bayan Kene dalganın taşlarla oyununu. Kıyıya vuran dalgaları kovalayan taşların sürtünme sesleri... Muazzam gösteri için muazzam müziği duyuyor. Ve bildiği dünya uzaklaşıyor ondan. Tekrar ufak penceresinden Evren'i izliyor, kulağında Deniz'in şarkısı ile. İki farklı boyutta var olduğunu düşünüyor. Vücudunun yarısı havadan daha yoğun bir boyutun içinde, güvende, sakin ve rahat. Kulağına çalan ninni ile uykuya hazır. Diğer yarısı ise dingin, meraklı ve hareketli. Her an yakalamaya hazır. 

"Çıkalım mı artık?" diyor Bay Nerd, Bayan Kene'yi nerelerden çağırdının farkında olmadan. "Üşüyeceğiz."

Suyun içinde doğruluyor Bayan Kene. Deniz ile gökyüzü birleşiyor. Ufak penceresi kapanıyor, şarkı kesiliyor ve ufak dünyasına geri dönüyor. Normal şartlar altında bu üzer Bayan Kene'yi. İzlediği harika gösterinin bitmesi ve kendi minik gerçekliğine dönmek içini burkar. Ama şu anda normal şartlar altında değil. Kafası güzel, gece uzun ve ufak dünyasında milyonlarca pencere var. 

Yavaş yavaş denizin kadife örtüsünün altından çıkarak muhabbetin koyulaştığı arkadaşlarına doğru gidiyor Bayan Kene. 

"Ee, nasıldı deniz?"

"Harikaydı." diyor Bayan Kene.

"Üşümedin mi?"

Az önceyi düşünüyor. Gülümsüyor. 

"Yoo, hiç üşümedim." diyor ve havlusuna sarınıyor. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder