Beynim boş değil. Bakışlarım boş olabilir ama bu sizi yanıltmasın. Beynim kesinlikle çok gürültülü. Evet, hep aynı sorular... "Ne zaman..." ile başlayan soruların ardı arkası kesilmiyor. O yüzden o kadar gürültülü ki beynimin içi... Takılmış bir plakla yaşıyor gibiyim.
Bekar hayatı yaşamıyorum. Bekarmışım gibi yaşıyorum. Bekar olmadığımı gösteren bir evin içindeyim. Yatağıma bekar olmadığımı gösteren mektuplar yığılmış. Ama bekar olmadığımı hissettiren kişiyle iletişimim o kadar engellenmiş bir halde ki... İnsanın içinde bu kadar yer kaplayan birine dilediği zaman ulaşamaması çok korkunç bir şeymiş. Bir sesini duymak bu kadar zor olmamalı. Ya da şartlar düşünüldüğünde, bu kadar yasak.
"mış"lı yaşantıma bir kalem daha eklenmesine aslında hiç ihtiyacım yoktu. Ama elimde olmayan sebeplerden ötürü eklendi. Şimdi akşamları o "mış"la beraber vakit geçirmeye çalışıyorum. Bekarmışım gibi dizi izliyor, oyun oynuyor, el işi yapıyor ama sonra o "mış"ı ortadan kaldıran yatağa yatıyorum.
İşte o zaman canım çok acıyor. Hiç o tarafa bakmıyorum. Sanki bakarsam görmek istemediğim bir gerçekle yüzleşeceğim. Onun yerine yatağa girer girmez ışığı kapatıyor, gözlerimi yumuyorum. Zaten çok uykum gelmedikçe yatağa da yatmadığımı fark ettim. Uykum gelinceye kadar televizyon karşısında takılıyorum. Üstüme battaniyeyi, etrafıma hayvanlar alemini alıyor ve "mış"lı bir şekilde televizyon izliyorum. İzlerken uykuya dalıyorum. Genellikle programın bitiş düdüğü olan Netflix yazısı ile gözlerimi açıyor ve fazla dolanmadan kendimi yatağa atıyorum.
İçki içmediğim akşamlarım böyle geçiyor. e içkiyi de nadir içtiğimden çoğunlukla akşam programım böyle. Bekarmışım, iyimişim, yalnızmışım gibi...
Evet, evet, biliyorum. Bitecek, geçecek, bunların hepsi tatsız anılar olarak kalacak vs vs vs... Ama ben şu anda bunları yaşıyorum. Bilinmeyen bir zamanda sahip olacaklarımı düşünmek beni rahatlatmıyor. Çünkü şu anki bilinmezlik o kadar büyük bir yer kaplıyor ki yanına başka hiçbir şey düşünceyi sığdıramıyorum.
Sıkıldım bu bilinmezliklerden. Bıktım! Açık görüş olacak mı? Rapor hazırlanacak mı? Yargılanacak mı, beraat mı edecek? Suçlanacak mı? Yakında çıkacak mı yoksa uzayacak mı?
İşte bütün bu soruların başına "Ne zaman"ı koyun. Beynim bunlarla dolu. Keşke boş olsaydı. Keşke boş bakışlarımın sebebi beynimin de boş olması olsaydı. Onun yerine o bilinmezliğin kapladığı koca alanın yarattığı bir bakış yerleşiyor gözlerime. Göğsüme de oturuyor. Rüyalarıma giriyor. Kıskıvrak sarıyor. Ne hareket edebiliyorum ne de başka bir şey düşünebiliyorum. Ama ben gerçek bir dünyada yaşıyorum. O nedenle "mış"lara tutunuyorum. Ancak onların sayesinde gerçek dünya ile frekanslarımız örtüşüyor.
İşte böyle... Bu aralar hayatımda bilinmezlikler ve "mış"larım var. Düşe kalka da olsa idare edebiliyoruz. İdare edemediğimiz zaman daha gelmedi. Gelmeden bu saçmalığın bitmesi dileği ile.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder