2 Temmuz 2021 Cuma

Dalyan Dune Olmuş, Bayan Kene Bir Gezgin

Pek acayip, pek karmaşık bir rüya gürdüm. O kadar bölük pörçük ki aslında nasıl anlatacağımı da bilmiyorum. O yüzden sadece en net aklımda kalan kısmını anlatacağım.

Evimizden caddeye giden toprak bir yol var. Sanırım o yoldayım. Diğer bir ihtimalde annemlerden Marmarlı'ya giden bir yol var. Ya da o yoldayım. Güneş inanılmaz parlak. O kadar ki göğe bakamıyorum. Ama sıcak değil hava. Sadece çok parlak.

Yürüdüğüm yolun iki tarafında da normalde geniş yeşil alanlar vardır. Ama rüyamda Dune gezegeninden bir çöl sanki. Ufak kum tepelerin olduğu ucu bucağı gözükmeyen bir çöl. Yolda yürürken uçuk kırmızı ve uçuk sarı halkalardan oluşan upuzun bir kuyruk görüyorum. O kadar uzun ki yolun bir tarafından başlıyor yolu geçiyor ve karşı tarafa uzanıyor. Bir yılan kuyruğu ama ne sonunu görüyorum ne de başını. Ben yanına ilerliyorum ve kuyruk hareket etmeye başlıyor. Bana yakın olan kısım gittikçe inceliyor böylece sonuna yakın olduğumu anlıyorum. Gözlerimle takip ediyorum nereye gittiğini. Biraz ileride iki yılan süratle uzaklaşıyor benden. O kadar uzunlar ki uzakta olmalarına rağmen incelen kuyrukları benim yanımda. Ama aynı zamanda o kadar iriler ki aramızdaki mesafeye rağmen kalın koca kafalarını ayırt edebiliyorum. Yanımdaki kuyruk bitiyor ve yılanların kumları kaldırarak ufka doğru ilerlediğini görüyorum. Geldiğim tarafa doğru gidiyorlar. Sonra fark ediyorum ki benim tek zannettiğim kuyruk yığını aslında iki imiş, zira uzaklaşan yılanlardan sonra hâlâ yolun bir tarafında hareketsiz bir şekilde bir kuyruk sarmalı duruyor. Yavaşça onun da yanına gidiyorum. Hareket etmiyor ve ben de yılanın ölü olduğunu düşünüyorum. Biraz daha ilerlediğimde kuyruk hareket etmeye başlıyor. O da benden uzaklaşıyor ve onun da yanında bir yılan var. Bu sefer daha yakınım onlara, biraz daha net görebiliyorum kafalarını, vücutlarını ve hareketlerini. 

O çift de benden uzaklaşırken gökte bir kuş fark ediyorum. Belki de iki, emin değilim. Ama bir tanesinin benden uzaklaşan yılan çiftini gözüne kestirdiğini anlıyorum. Yılanlar, tıpkı ilk gördüklerim gibi, tozu dumana katarak hızla ilerlerken kuş, sanırım bir atmaca ya da kartal, dalışa geçiyor. Yılanları yakalayacağını anlıyorum. Bir yanım yılanların kurtulmasını istiyor ama bir yanımda çok acayip bir olaya şahit olmanın heyecanını yaşamak ve kuşun yılanı yakalayışını görmek istiyor. Kuş koca bir kum yığını kaldırarak yere inip hemen havalanıyor. 

Dağılan kumlardan, gözüme giren parlak güneş ışınlarından olayı takip etmek çok zorlaşıyor. İçimi bir üzüntü kaplıyor, kuşun pençeleri arasında bir yılan göreceğim için. Toz bulutu dağılıyor, elimi güneşe siper ederek kuşu buluyorum ve pençelerinin boş olduğunu görüyorum. Rahatlıyorum. Ama bir yandan da "Keşke yakalasaydı." diye geçiriyorum içimden. Ve sonra da "Keşke Bay Nerd'de bunu görebilseydi." diyorum ve uyanıyorum.

Normalde rüyalarım sürekli bir senaryo halindedir ve ben etrafı izlemekten çok olayın içinde hareket halindeyimdir. O nedenle bu rüya bana çok ilginç geldi. Bu sefer çok etkisizim, olayın tamamen dışındayım, bir seyirciyim. Hatta dahil olmaya çalışıyorum ama olay benden uzaklaşıyor sanki. Ve ben sadece olan biteni zar zor izleyebiliyor, sonucu görebiliyorum.

Rüyamda mekan o kadar net ki... Gerçekten Dune'da bir çöldeyim sanki ama Dune, Dalyan imiş. Ya da belki de Dalyan benim Dune'um, benim gezegenim. Böyle de düşünülebilir. Güneş o kadar parlak ki, gözlerim acıyor etrafa bakarken. Güneşin olduğu tarafa bakmak ise imkansız. Sadece elimi ona siper ederek etrafı görebiliyorum. Yılanların renkleri de, kuyrukları da çok net. Kalınlığını rahatlıkla gösterebilirim. Onlar uzaklaşırken kaldırdıkları toz, vücutlarının hareketleri, kuma değen ve havada kalan kısımları... O kadar net ki sanki bir belgeselde izliyorum.

Pek çok şey gösteriyor bu rüya bana galiba. Başımıza gelen olaylar konusunda sadece seyirci olduğumu gösteriyor bana. Yalnız hissettiğim de diğer bir nokta olabilir. Ama hoşuma giden noktalar da var. Korku duymuyorum, meraklıyım ve sonu kötü bitse bile izlemeye devam ediyorum. Ve tabii ki Bay Nerd ama zaten onu anmam kadar normal bir şey olamaz bence. Ayrıca bütün olayın bir belgesel tadında da olması belgesel izleme kararımı en kısa zamanda gerçekleştirmem gerektiğini de bana hatırlatıyor!

Güzel bir rüyaydı. Hatırladığım zaman gene beynimi sevdim. Rüyalarımı seviyorum, rüya görmekten hoşlanıyorum, anlatmaktan ise daha da hoşlanıyorum!

Artık güne başlayabilirim. Önümdeki günü güzel geçireceğimi düşünüyorum. Süper kahraman kostümümü içime giyiyor ve evden çıkıyorum!    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder