İnsan 10 yıllık ilişkisini de sekiz yıldan beri beraber olduğu kedisini de, o kadar seneden sonra, farklı özelliklerini tanıyabiliyor.
Mesela Bay Nerd'ü ele alalım. Sekiz ay öncesine kadar, 10 yıllık beraberliğimizde şiir üzerine konuştuğumuz yoktu. Haiku yazdığını biliyordum ama sevdiği şairler ya da şiirler konusunda bir fikrim yoktu. Şimdi yoğun mektuplaşmalarımız sayesinde, ne tür şiir sevdiği konusunda engin bir bilgiye sahibim. Ece Ayhan'dan beğeneceği şiirleri seçebilirim mesela! O kadar iddialıyım.
Ayrıca görsel kompozisyon kurmadaki yeteneğinin de farkında değildim. Öyle bir yönü olduğunu bilmiyordum bile. Biri bana sorsaydı, "Bay Nerd, şöyle bir sahneyi görsel olarak nasıl anlatır?" diye, onlara cevabım "Bay Nerd görsel ney?!" olurdu. Ama şimdi öyle bir çizim gönderiyor ki bana, boğazım düğümleniyor. Ha evet, benim boğazımın düğümlenmesi belki çok normal. Neticede özlem, sevgi gibi yoğun duygular içerisindeyim. Ama o resimleri başka insanlara da gösterdim ve anlatım onların da çok hoşuna gitti. Boğazları düğümlendi mi, bilmiyorum, sormadım. Yine de etkilendiklerini söyleyebilirim.Bay Nerd'ün sanata olan yatkınlığını bilmiyorum, evet, itiraf ediyorum. Müzikle uğraşıyor olması çok da uzak olmadığını gösteriyordu ama çizgilerinin de bu kadar iyi olacağı kırkyıl düşünsem aklıma gelmezdi. Bu açıdan onun çok farklı bir yönünü öğrendiğimi söyleyebilirim.
Peki ya Gizmo... Maalesef Gizmo'nun bu dandik dönemde öğrendiğim yönleri Bay Nerd kadar zevk vermedi. Meğersem benim sokak çocuğu, küfürbaz, albay emeklisi kedim bir ilgi manyağı imiş! Kucakçıymış! İnanılır gibi değil! Hava güneşli olduğu halde dışarı çıkmayı istemeyip onun yerine kucak isteyen bir hayvanmış. Hayretler içerisinde kaldım. Mutfağa gidiyorum, peşimden geliyor. Televizyon izliyim diyorum, illa kucağımda uyuyacak. Bilgisayar başına oturuyorum, klavye ile arama giriyor, atıyorum, bumerang gibi geri geliyor. Beyaz Fonlu Uzman'la rahat bir şekilde konuşabilmek için kendisini odadan atıp kapıyı da kapamak zorunda kaldım! Önceden şikayet terörü ile rahatsızlık verdiğini bildiğim kedimin şimdi sevgi terörü ile insanı bezdirdiğini öğrendim!
Aksi gibi ben de hiç bundan hoşlanan bir insan değilmişim! 34 senelik hayatımda bu dandik dönemde ben de kendimi farklı bir yönüm ile tanıdım. Meğersem ben hayvan severmişim ama bu kadar sevmezmişim. Dilediğim zaman seveyim, onun dışında kendi hallerinde takılsınlar insanıymışım. O nedenle şu anda evde büyük sorunlar yaşanıyor. Bazen kendimi Gizmo'ya bağırırken buluyorum "İş yapıyorum be hayvan, görmüyor musun?!" . Bazen de isyan ediyorum, ben yalnız kalmak istiyorum, diye.
Ha ama geceleri Gizmo ile uyumak güzel oluyor, onu itiraf edeyim. Bay Nerd yanımda iken Gizmo'nun tepemde uyumasından şikayet ederdim zira asıl sokulmasını istediğim Bay Nerd idi. Şimdi o yokken Gizmo'nun sıcaklığı güzel geliyor, yalan söyleyemem.
Hayat gerçekten garip. Düzenli, rutin ve artık içinde sadece sürpriz pürüz ve mutlulukları barındırdığını düşündüğünüz hayatınız, bir anda bambaşka bir dönem içerisine girebiliyor. Ve siz bu dönemde partnerinizi, kedinizi ve kendinizi yeniden keşfedebiliyorsunuz. Sanırım birisi bu dandik dönemin kazandırdığı bir şey var mı, diye sorsa bunları anlatırdım.
Zaten belki de o yüzden anlattım. Benim de kazandığım bazı şeyleri görmeye ihtiyacım var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder