5 Aralık 2021 Pazar

Zorla

Kendimi zorlama dönemim bu aralar. Misal bloga her gün bir yazı yazmak için kendimi zorlayacağım. Ayrıca bu sabah yürüyüş yapmak için de kendimi zorladım. Düzgün beslenmek için kendimi zorluyorum. En başarısız olduğum konu da bu olabilir. Ama diğerlerinde de çok iyi değilim zannımca. Çünkü içinden gelerek yaptığın zamanın tadı bambaşka oluyor. Ama şu anda zorla yaptığım şeylerin üzerimdeki etkisi daha çok çatık kaşlar ve ağrıyan bir bel şeklinde. Pozitif etkilerini üzerimde hissedecek moda sahip değilim belli ki... 

Bütün yol boyu belimin neden ağrıdığı üzerine düşündüm mesela. Bir diğer düşündüğüm ise kulağımda çalan Katatonia parçalarının benimle, hayatımla, Bay Nerd'le ne kadar ilişkili olduğuydu. Tabii ki bu kesinlikle doğru değil zira şarkıların sözlerinden, işime gelen parçaları alıp üzerime yapıştırıyordum. Kendime yamalıyordum yani bildiğin. O nedenle de çok doğru bir yaklaşım olmuyor. 

Bir de fark ettim ki ben Katatonia dinlerken bir yandan da Tool dinlemek istediğimi düşünüyordum. Bu sabah diğer düşündüğüm bir konu da Tool oldu. Bunun etkisiyle bugün kafede Tool çalacak. Seven, dinleyen müşterileri kafeye bekleriz, efenim. Eğer progressive metal size göre değilse bugün kafeye uğramayın.

Ne kadar çok Tool seven varmış Dalyan'da. Kafenin en dolu pazarlarından biri oldu bugün. Dalyan, Tool'u bu kadar seviyorduysan neden daha önce haberim olmadı? Neden her mekan da Tool'a en yakın şey Nirvana idi?! Sorarım sana! 

Bugün kendimi yapmaya zorladığım diğer bir şey de adam gibi giyinmek oldu. İlkin üzerime çok pespaye bir pantolon ve ona yakışır pespayelikte bir kazak geçirmiştim. Sonra aynaya bakınca kendimi çok çirkin, şişko ve çekilmez hissettim. Ya öyleydim ya da üstümdeki kıyafetler yüzünden öyle hissediyordum. Yapı olarak çirkin, şişko ve çekilmez olduğumu kabul etmemem gerektiğine karar verdim ve seçtiğim kıyafetleri bu durumdan sorumlu tuttum. Bu sefer üzerime bir nebze daha az pespaye olan, hatta düzgün denilebilecek bir kot ve yeni aldığım kazağı geçirdim. Burada yeni aldığım ifadesi önemli, zira aynı şeyi 821368 kere giyen bir insan olarak ikinci kez giydiğim bir kıyafet pespayelikten en uzak şey. Saçlarımı topladım. Bu bir değişiklikten ziyade bir çaktırmama taktiği idi. Banyo zamanımın geldiğini çaktırmama... Aynada kendime bakınca biraz daha çekilir bir insan gördüm. Bu çekilirliği tamamlamak adına küpe takmaya karar verdim. Küpeden sonra sağ elime de bir yüzük takarsam tam olurum gibi geldi. Ve böylece insan içine çıkacak hale getirdim kendimi.

Uzun zamandır giyeceklerim konusunda bu kadar detaylı düşünmemiştim. Bir garip geldi. Uzak diyarlardan bir şarkı gibi adeta... Bu ne romantizm Bayan Kene?! Alt tarafı aynanın karşısında kendine azıcık özen gösterdin. Abartma ve devam et.

Evet, devam etmeyi düşünüyorum. Bloga yazı yazmaya devam etmek gibi kendi halime biraz çekidüzen vermeye de devam etmeyi düşünüyorum. Yürüyüş yapmaya da kararlıyım. Kendimi çirkin, şişko ve çekilmez biri gibi hissetmekten biraz sıkıldım. Belki bir gün makyaj bile yaparım sırf bu sıkıntıdan, kim bilir... 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder