Saatler akşama doğru ilerlerken, hava hafiften karamaya başlarken Bayan Kene ritmik bir şekilde pedal çevirerek evine doğru gidiyor. İş yapmış olmanın verdiği mutluluk ve bununla birlikte gelen yorgunluk ile yavaş yavaş, asfalt yolun tadını çıkararak ilerliyor. Günün sıcağı geçmiş, akşamın serinliği arkasından hafif hafif eserken ilerliyor.
Bayan Kene evine dönen sokağın tabelasını görüyor. Evine ulaşıyor olmak onu her daim heyecanlandırmıştı. Dikkatini tekrar yola veriyor ve karşıdan gelmekte olan bir yaya grubunu görüyor. İki çocukla beraber ilerleyen iki kadın. Biri önden çocukları tutarak ilerliyor, öteki arkada kalmış çantasının içinde hararetli bir arayış içinde. Karşılaştıkları o kısa anda Bayan Kene gözünün ucuyla çantadan düşen bir şey görüyor. Bayan Hararet farketmemiş olacak ki yoluna devam ediyor.
Bayan Kene frene basıyor;
"Hanımefendi bir şey düşürdünüz." diyor.
Bayan Hararet bir cevap veriyor ama ne yavaşlıyor ne de Bayan Kene'ye bakıyor. Herhalde dediğim anlaşılmadı, diye düşünüyor Bayan Kene ve bisikletinden inerken tekrar söylüyor. Yaşanan kısa muhabbet Çocuklu Hanım'ın ilgisini çekiyor. Bayan Kene'yi anlamış olacak ki yürümeye devam eden Bayan Hararet'e dönüp "Bir şey düşürdün." diyor.
Bayan Hararet o zaman dönüp arkasına ve Bayan Kene'ye bakma ihtiyacı duyuyor.
"Boş paket." diyor.
Bayan Kene anlamıyor. "Nasıl?"
Bayan Hararet istifini bozmuyor ve tekrar ediyor.
"Ben attım, boş paket. Çöp, Çöp." diyor.
Bu açıklama Çocuklu Hanım için yeterli olacak ki ilgisini kaybediyor ve önüne dönerek yürümeye, peşinden de çocukları sürüklemeye devam ediyor. Bayan Hararet ise Bayan Kene'ye son bir bakış atıyor. Ne yapacağını merak eder bir hali var.
Bayan Kene aldığı cevap karşısında şaşkın, yolun ortasında durmuş Bayan Hararete bakıyor. Yüzünü buruşturuyor, bisikletin ayaklığını indiriyor ve yerdeki pakete doğru gidiyor. Bayan Hararet daha fazlasını görmesine gerek olmadığına karar veriyor ve önüne dönüp hızlı adımlarla uzaklaşıyor.
Bayan Kene, eğiliyor, siyah sigara paketini alıyor. Avucunda paketi buruştururken Bayan Hararet'in suratını kendi elleriyle buruşturduğunu hayal ediyor. "Yere atma işte." diyor kendi kendine.
İçinde kızgınlığını ve ondan da öte haklılığını dışa vurmuş olmamanın siniri, yüzünde maruz kaldığı pişkinliğin kızarıklığı ve elinde bir yabancının attığı çöp ile küfrede küfrede bisikletine biniyor Bayan Kene. Saf öfke az önce içini dolduran mutluluk hissinin yerini alıyor çok hızlı bir şekilde. Kendisini evine ulaştıran yolda daha sert ve keskin hareketlerle ilerlerken Bayan Hararet'ten çok kendine sinirlendiğini farkediyor.
"Yanlış yapanı uyarmazsan böyle kendini yersin." diye düşünüyor. Tez zamanda bunu değiştirmesi gerektiğini anlıyor. Yoksa yiye yiye geriye Bayan Kene'den bir şey kalmayacağı çok açık...