Aslında yapmam gereken şeyler var (hayvanlar alemi ile ilgilenmek gibi) ama hazır içimden gelmişken, sıcağı sıcağına yazmak istedim.
Az önce Beyaz Fonlu Uzman'ım ile görüşmem vardı. Bu günün konusu içimdeki nefret ve öfke idi. Direkt bu olarak konuşulmadı konu, iş hayatından açıldı ve geldiği nokta hissettiğim hınç oldu. Fark ettim ki bu son hafta beni kıskıvrak saran duygu bu. Nefret ve öfke.
Bay Nerd'le son görüşmemizden sonra buna yakalanmışım. Şimdi anlıyorum... Ben önceden bunun özlem olduğunu düşünüyordum. Ama yanılmışım. Bu tamamen onu orada bırakıyor, Dalyan'a, evimize onsuz dönüyor olmanın öfkesi imiş! Beni hayattan soğutan, insanlardan soğutan, kızgın ve küskün yapan şey bunları yaşamamıza sebep olan insanlara, sisteme, ülkeye olan nefretimmiş.Beyaz Fonlu Uzman'ın son zamanlarda dinleme konusunda uzman olduğunu düşünmeye başlamıştım ama gerçekten kafamı farklı bir şekilde açtığını da gördüm. Bunu da %80 dinleyerek %20 konuşarak yapıyor. Helal olsun...
Açık açık sordum; "İçimdeki nefret ve öfke hiç dinmeyecek mi? Her zaman insanlardan nefret mi edeceğim, canlarını mı yakmak isteyeceğim?".
"Bilmiyoruz." dedi. "İlerledikçe göreceğiz."
İlerlemem için bir sebep daha yerleştirmiş oldu beynime. Zira merak ediyorum gerçekten.
Son zamanlarda her şeyi bir robot edası ile yaptığımdan bahsetmiştim. Şimdi anladım ki bunu yapmamın sebebi aslında yaptığım şeylerden, bulunduğum durumdan nefret etmem. Ama bunu dışarı vurursam bu sefer etrafımdaki yakın insanları da kaybederim. Bunun olmasını istemiyorum. O yüzden de kendimi tamamen duygulardan soyutlamışım. Taklit sevinmeler, taklit ilgiler, taklit muhabbetler... Maskeyi indirirsem içinden tükürükler saçarak küfreden, yakıp yıkan, öfke kusan biri çıkmasından korkuyorum. Çıkmaması için de maskeyi suratıma zamkla yapıştırdım.
İyi tutuyor ama he... Sıkıntı yok... Düşecek değil. Zaten düşmesine de izin vermem. Neticede etrafımdaki insanları onları üzemeyecek kadar çok seviyorum. Kullandığım zamkın modeli de bu. SİZ - Sizin İçin Zamk. Buradaki siz hem kullanıcı oluyor hem de kullanıcının çevresi oluyor.
Benden iyi ürün tasarımcısı olur sanki... Gene hızlı yükseldin Bayan Kene! Aklına gelen tek bir fikirden hemen kendini bir reklam ajansının başına koydun.
Yok, kesinlikle kurduğum hayaller arasında bu yok. Zaten bu aralar kurduğum hayaller de yok. Olmasını beklediğim tek bir şey var. O da bir hayal değil! Gerçekleşecek olan şeyi bekliyorum, kayıtlara geçsin!
Artık Çoko'nun şişen sidik torbası ile ilgilenmem lazım.
Bugün bütün gün evde olacağım. Belki akşam bile dışarı çıkmam. Örgü öreceğim bugün. Yeğenime tulum. Bu kadar nefret ve öfke içinde minik bir tulum örmek iyi gelir belki. Biraz içime umut serper falan...
Falan...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder