18 Ağustos 2021 Çarşamba

Veranda da sarhoş- Şaka şaka!

Merhaba Charlie. Merak etme, bu sefer verandadaki kadın sarhoş değil. Hatta veranda da bile değil! Çalışma odasında, bilgisayarının karşısında. Gün içinde yapması gereken işleri bitirdiği için görevini başarı ile tamamlamış bir robotun duygu durumuna sahip. Robot? Duygu durumu? Error 378!!

Sanırım bu aralar bütün yazı yeteneğimi iki günde bir Bay Nerd'e mektup yazmaya harcadığım için, müstehcen yazı işimi yaptığım zamandan daha da bitmiş haldeyim. Elim ne bir kalem alıyor ne de kıçım bilgisayarın karşısındaki koltuğa oturuyor.

Peki bu akşamın özelliği ne? Bayan Goth'un verdiği görevi yerine getirme bilinci. Çünkü şu aralar Bayan Kene bir robotmuş gibi davranıyor. Eğer verilen komut hakkında çok net bir "hayır"ı yoksa, komutu yerine getirmeye karar veriyor. O yüzden izlediği korku dizisinin bir bölümünü daha bitirdikten sonra zor da olsa kendini televizyonun karşısından kaldırıp bilgisayarın karşısına atabildi. Çalışma odasının erimeye iki kala sıcaklığına rağmen bilgisayarı açtı, buna karşılık olarak üstünde nemden, terden, sıcaktan ve sıkıntıdan 12ton ağırlığına ulaşmış tişörtünden kurtuldu.

Bayan Kene'nin niyeti, Charlie'ye ufak bir selam çakmak, hâlâ hayatta olduğunu göstermek. Aslında tam olarak bu değil... Bayan Kene'nin tam olarak niyeti hem Charlie'ye hem de kendine hâlâ hayatta olduğunu göstermek. Hâlâ yazabildiğini, anlatabildiğini kanıtlamak. Böylece bir süre sonra gerçekten geri döneceğinin işaretlerini vermek. Bu Charlie'yi sakinleştirdiği gibi Bayan Kene'yi de sakinleştiriyor. İplerin kopmadığını, inceldiği halde kopmadığını gösteriyor ve derin bir nefes alıyorlar.

Bayan Kene'nin hayatı son iki üç günde garipleşti. İzlediği korku dizinin hayvanlı, kusmalı, böcekli olmasından kaynaklanacak ki, bu son günlerde böcek problemleri yaşıyor. Banyosunu ara ara küçük sinekler istila ediyor. Ya da küvetin kenarında gezinen karıncalar görüyor. Veranda ışığına çarpan gece kelebeklerinin gölgeleri ile her defasında ödü patlıyor, evin her bir köşesinde örümcek ağları görüyor...

Hayır, Bayan Kene pislik içinde yaşamıyor! Tamam, eskisi kadar temiz değil belki ev ama böcek istilası olacak kadar da leş değil! 

Bugün bir temizlik işine girişti, salon ve mutfak temizlendi. Banyoya girişmek için yeterli enerjisi ve zamanı yoktu. Bu nedenle sinekleri öldürmek ile yetindi. Evden çıktığında memnundu, güzel bir temizlik yaptığına inanıyordu. Akşam eve geldi, tuvalete girdi ve öldürdüğünü düşündüğü sineklerin yeniden canlandığını gördü. Bu kadar hızlı bir şekilde aynı sayıda istila etmeleri için gerçek dışı bir büyüme hızına sahip olamayacaklarına göre canlanmış olmaları gerekirdi! O zaman Bayan Kene vaktizamanında bir filmde duyduğu (bir kitapta da okumuş olabilir) bilgiyi hatırladı; insan zihni saçmalamaya başladığı zaman orada olmayan böcekler görebilir... Bayan Kene tabii ki delirdiğini düşünmüyor! Daha neler?! Ama gene de bir akşam eve bir arkadaşını davet edip, alttan alttan evde gezinen böcekleri, yuva kurmuş örümcekleri görüp görmediğini sormak fena olmaz, diye düşünüyor.

Belki de çok yanlış zaman da çok yanlış bir dizi izlemeye başladı Bayan Kene. Ama dizi de fena değil... İzletiyor kendini. Şimdi bile saat geç olmasına rağmen gidip bir bölüm daha izlemeyi düşünüyor. Sonra da yatar, biraz kitap okur ve gölgelerin ona ne gibi oyunlar oynadığını görmemek için gözlerini sıkıca kapatarak uykuya dalar.

Zaman geçmiyor. Ağustos geçmiyor ve Bayan Kene, zamanın bu ağırlığında Ekim'in gelmesini bekliyor!

Bu aralar tuhaf bir düşünce sardı Bayan Kene'nin beynini. Ülke ve dünya gündeminin yanında twitterda da çokça vakit geçirdiği için "Acaba dünyanın sonu mu yaklaşıyor ve ben sona Bay Nerd'süz mü ulaşacağım?" fikri, küçük ama rahatsız edici bir fısıltı halinde gezinmeye başladı beyninde. Önce salgın, sonra yangın, sonra deprem, sonra sel, sonra ülkeler arası kaos... Size de biraz öyle gelmiyor mu? Bir iki hafta sonra Afrika kıtası büyüklüğünde bir göktaşının dünyaya doğru geldiğini duysa şaşırmayabilir Bayan Kene.

Seneler önce, bir uçakta bir film izlediğini hatırlıyor Bayan Kene. "Seeking a Friend for the End of the World" adında bir film. Steve Carell oynadığı için izlemek istemişti. Dünyanın sonu yaklaşırken ilk aşkına ulaşmak gibi ütopik bir amaç belirleyen bir adamı ve ona yolda eşlik eden bir kadını anlatıyordu. İnanılmaz iç karartıcıydı. Bayan Kene, uçakta izlemeye hiç de uygun bir film olmadığını düşündüğünü çok net hatırlıyor! Bilmem kaç metre yükseklikte, bir metal yığınının içinde deniz üstünden giderken dünyanın sonuna geri sayan bir film kesinlikle çok yanlış! 

Ha, ama şimdi bulsa açıp izleyebilir! Ya da izlemez... Zira iç karartıcılığını bir kenara koysak bile kötü bir filmdi. Hem iç karartıcı hem de güzel bir film bulsa iyi olabilir. Türk İşi Jarlaxe'ın Mubi hesabını ödünç vermesi hoş bir zamana denk geldi. Bu gece için çok geç, bilgisayardan film izleme hazırlığını yapması bir zaman olacak, film bir zaman alacak ve Bayan Kene'nin yarın erken kalkması gerekiyor. En geç 8'de uyanmış olması lazım! O yüzden bu akşam orijinal plana geri döner ama yarın akşam aradığı tadı bulabilir.

Bayan Kene'nin hayatı hâlâ düzene girmiş değil. İki ev arasında bölünmüş gibi hissediyor. Bu nedenle evine döndüğünde evindeymiş gibi hissedemiyor. Evinde kaliteli vakit geçiremiyor gibi geliyor... Bunun sorumlusu kim ondan da emin değil! Belki de kendisi... Belki Bay Nerd... Emin değil.

Sıcak bastırdı, susadı ve tükendi... Kopmadığını kendine de Charlie'de yeteri kadar kanıtladığına karar veriyor Bayan Kene ve geceyi kapatıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder