17 Kasım 2020 Salı

Welcome to The Jungle

Acılı ve ağrılı bir gururla belirtmek isterim ki, fizik tedavinin gerçek yüzünü gördüm. 

İlk elden, bu zamana kadar duyduğum dedikoduları teyit etme şansım oldu ve diyebilirim ki gerçekten dedikleri kadar var. 

Aslında ikinci haftanın ilk randevusu gayet eski ayarında, gayet sıcak, titreşimli ve sakin başlamıştı. ÇıtıPıtı Tekniker'im bir yandan muhabbet ederken bir yandan diz kapağımın etrafına lazer ışınları atmış, sonra hafif akımlarla beni baş başa bırakmıştı.

Dizime bakım kısmı bittikten sonra egzersiz bölümüne geçtim. Orada da bir değişiklik yoktu. Lalettan Fizyoterapist beni görünce hemen pedallı aletin başına bir sandalye çekti. Her şey eskisi gibiydi. Kendimi biraz daha zorlayarak verdikleri egzersizleri harfiyen yerine getirdim. Dizimde yavaş da olsa bir ilerlemenin olduğu kesindi. 

Egzersizleri tamamladıktan sonra çıkışa doğru yönelirken Lalettan Fizyoterapist ile karşılaştım. "Egzersizlerim bitti, çıkıyorum." dedim kendimden emin bir halde. İsmine yakışır tavrı ile "Gelin benimle." dedi. Egzersiz bölümüne doğru takip ettim. "Yatağa geçin." dedi. Öncesinde duyduğum tatsız dedikodular olmasa aklıma pek çok müstehcen espri gelir ve kendi kendime gülerdim ama giyotine giden suçlu gibi hissettiğim için o an espriden çok uzak bir hayatım vardı. 

Yatağa oturdum. Lalettan'ın eldivenlerini değiştirmesini, kafasına siperliği geçirmesini izledim, tedirgin bir şekilde. Sonra gelip diz kapağımın orasını burasını kurcalamaya başladı. Bir iki ufak ciyakladım ama hiç oralı olmadı. "Serbest bırak bacağını." demekle yetindi. Belki de basit bir muayenedir, diye düşünüyordum ki diz kapağıma üstten bastırmak sureti ile dizimi germeye başladı. Sıkıntılıydı ama aynı zamanda da rahatlatıyordu. O yüzden isyan eden ciyaklamalarımın sesini yükseltmedim pek. İyi geldi resmen. 

Bir iki kere diz kapağıma bastırdıktan sonra ayak ucuma oturdu. Dizimi bükemediğim için gayri ihtiyari geri çekildim. Lalettan gülerek "Kaçma." dedi ve o zaman işlerin pisleşeceğini anladım. Suratıma salak bir sırıtma yerleşti, alnımda ter damlacıklarının oluşmaya başladığını hissederken aynı zamanda üşümeye başladım. 

Parmakları ile dizimin arka yanlarını yokladıktan sonra itmeye başladı. Bir noktaya kadar kaldırabildim. Pedal çevirirken kendimi zorladığım noktaya geldiğinde inlemeye başladım. Naif bir şekilde bunun Lalettan için önem arz ettiğini düşündüm ama umurunda olmadı. Dizimi ne kadar büktüğünü bilmiyorum, uzandığım için görmedim. Tavana bakar vaziyette, ellerim şilteyi pençe misali kavrayarak çığlıklar atmaya başladım. İnleme ya da ciyaklama değildi. Beni duysanız "anırma" kelimesinin ne anlama geldiğini çok net bir şekilde anlardınız. Hayatımda hiç bu kadar yüksek sesle bağırdığımı hatırlamıyorum. Sanırım dizimi sakatladığım anda bile bu kadar çok bağırmadım. Ve bağırmam Lalettan Fizyoterapist için hiçbir anlam ifade etmedi. O dizimi bükmek istediği noktaya kadar büktü ve sonra geri açtı. Beni anırtan o korkunç ağrı açmaya başlar başlamaz azaldı ve bir sızı halini aldı. Tekrar bükmeye başlıyordu ki "Biraz duralım, duralım." diyerek araya girdim. Bir iki derin nefes aldım ve "Tamam." dedi. Aynı hareket, aynı ağrı yükselişi ve aynı bağırtılar. 

Dizimi geri açınca doğruldum. Sanki elimde kalan tek şeymiş gibi sağlam dizime sarılarak inlemeye başladım. Doğrulmam konusunda da bir iki espri yapan Lalettan'a bitip bitmediğini sordum. Parmakları ile "2" yaptı. Gerçekten ismini bu kadar hak eden başka bir karakter daha yok hayatımda, yemin ederim! 

İçinde bulunduğum duruma, dizimin durumuna ve iyileşmek için geçirmem gereken bu tatsız sürece türlü küfürler ede ede tekrar geri uzandım. 

Artık detaylı anlatmama gerek yok. Daha az ağrı hissetmedim ya da alışmadım. Aynı şeyleri birebir yaşadım. 

Dışarıdan benimle ilk ilgilenen fizyoterapist geldi. "Hayrola?" dedi. 
"Yırtılmadıysa tam yırtayım da hemen ameliyata alalım diye yapıyorum." dedi Lalettan. Tatsız tıbbi şakalar yapacak kadar keyfi yerindeydi.
"Öyle mi? Doktor tavsiyesi mi?" diye şakaya ortak oldu Bayan Suç Ortağı.  
"Öyle dedi ya Doktor, demedi mi?"
"Yok canım." diye araya girmekte herhangi bir sakınca görmedim. Az önceki bağırtıların verdiği gazla yarı ciddi yarı yavşak bir şekilde "Öyle bir şey demedi, yırtmayın bağlarımı." dedim.

Bayan Suç Ortağı sesimdeki yarı ciddi tonu yakalamış olacak ki "Bizim yavaş hareketlerimiz bile şu anda siz ağır geliyor." dedi. Açıklaması, benim çığlıklarım Lalettan üzerinde ne etki yaptıysa, bende de o etkiyi yaptı. Boş boş sırıttım suratına. Bu arada Lalettan konuşmanın odağı olmamasından sıkılmış olacak ki tekrar bükme işlemine başlayacağını belirten şekilde ayağımı kavradı. 

Uzandım ve son bir defa bütün katı inlettim. 

Ben doğrulurken Lalettan yataktan uzaklaşmaya başlamıştı bile. "Buz koyalım." diye bilgisayar başında solitaire oynadığını düşündüğüm teknikere seslendi. Egzersiz salonu ben bağırmadan önce nasılsa şimdi de öyleydi. Kimsenin umurunda değildi, kimse durumu garipsememişti. 

Duyduğum dedikoduların teknikerler ve fizyoterapistler tarafından ne kadar kanıksanmış gerçekler olduğunu o zaman daha iyi anladım.

Hastaneden çıkarken dayak yemenin insan üzerinde böyle bir etkisi olup olmadığını düşünmeye başladım. Ölesiye yorgundum, vücudum sızlıyor, başım ağrıyordu. 

Bay Hastalık Hastası "Gazan mübarek olsun." diyerek karşıladı beni. Kendi fizik tedavi tecrübelerinden yola çıkarak "Cumartesi eskisi gibi yürümeye başlarsın." dedi. 

İyileşiyor olmak ve eskisi gibi yürüyeceğim düşüncesi çok güzel ama bundan sonraki her seansta aynı şekilde bağırtılacağımı düşündükçe suratımı ekşitmekten kendimi alamıyorum. 

Artık ben de, fizik tedaviye başlayacak insanlara, nasıl bir süreçten geçeceklerini çok net bir şekilde anlatabilirim. Anlatacağım da... Öyle "Allah kolaylık versin, kardeş." şeklinde anlamsız yorumlarla karşımdakinin hayal gücü işleri yersiz kötüleştirmesine ya da "Ameliyat gerçiediğiniz için daha kolay geçer sizin süreç." gibi asılsız yorumlarla tos pembe hayallere dalmalarına izin vermeyeceğim. Seans seans her şeyi anlatıp, kendisini neyin beklediğini göstereceğim. 

Bayan Kene şu dakikadan sonra bunu kendine görev edinmiştir, bilginiz olsun! KAŞŞIIIKKK!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder