Bayan Kene bu gün yeni bir güne başladığını hissediyor!
Kahvenin tadı daha bir güzel, dışarıdaki hava daha bir davetkar, kulaklığında dinlediği Steive Nicks parçası daha bir baştan çıkarıcı...
Bayan Kene tutuk dizine rağmen bir iki dans figürü bile yapıyor. Dışarıdan çok zavallıca hareketler gibi görünebilir ama uzun zamandır içinde uyuyan devin yavaş yavaş uyanışının hareketleri bunlar. O yüzden biraz sıkın dişinizi, zamanla daha az yüz kızartıcı hareketlere dönüşecek. Kozasından çıkan bir Kral Kelebeği gibi!
Daha fazla metafora ihtiyacı olan?!
Bir önceki gün yazdıklarını okuyor, Bayan Kene. Dizinin geleceği konusunda karamsar düşüncelerini yazıya dökmek, her ne kadar şu an okuduğunda biraz fazla "drama queen" gelse de, işe yaramış. Bu güne mutlulukla uyanmasını sağlayan şeylerden birinin o yazı olduğunu biliyor. Herkesin ara sıra "drama queen" olası gelir. Bunda hiçbir sorun yok!
Bayan Kene'nin Sense8 dizisinde en sevdiği karakterin baştan aşağı drama queen olan meksikalı gay artist olması hiç şaşırtıcı değil. Bazen kendini, onunla ağlak bir film izlerken, aynı dondurma kasesiden dondurma kaşıkladığını hayal ediyor. Bayan Kene'yi mutlu eden bir hayal.
Tabii ki Bayan Kene hep böyle değil! Ne münasebet! En favori hayallerinden biri mesela X-Men evreninde bir mutant olarak kankası Wolverine'le bir olup bütün gün mıç mıç Cyclops ile dalga geçmek. Bir diğer hayali ise kendisinin yazıp Clint Eastwood'un yönettiği bir filme imza atmak. Huysuz ihtiyar Clint Eastwood ile oyuncu John Cusack'ın karakterini nasıl hayata geçireceği konusunda tartışmak, sonra gidip John Cusack ile, bir kahve molasında, Clint Eastwood'un huysuzluğu üzerine dedikodu yapmak.
Bazen Charlie Chaplin'i hayal ediyor. Onunla bir kaldırıma oturup doğan güneşi izlediğini hayal ediyor. Charlie ayağa kalkıyor, geriniyor, bol ve kir içindeki pantolununu beyhude bir çabayla temizliyor ve Bayan Kene'ye elini uzatıyor. Yola çıkma vakti geldi!
Çok depresif olduğunda ise Holden'ı hayal ediyor. İyi gelip gelmediğinden emin değil. Garip bir bağımlılık gibi Holden, Bayan Kene için. Herkesi ve her şeyi unutmanın tehlikeli bir ilacı gibi.
Bayan Kene'nin Charlize Theron'la da hayalleri var. Bir sapık gibi hep uğradığı kahve dükkanında pusuya yatıp, Charlize Theron kahve almak için geldiğinde ufak bir tanışma sohbeti etmek. Hayalleri bundan öteye gitmiyor. Çünkü içten içe, oturup bir muhabbet etseler, Theron'un da ondan hoşlanacağını düşünüyor. Sonra o kahve dükkanında hep aynı saatte buluşup filmlerden, kitaplardan, hayattan bahsedecekleri tatlı kahve sohbetleri... Belki sohbete bazen Ellen Page'de katılır.
Neyse Liz, gitmem lazım. Haftaya görüşürüz!
Dün Charlize Theron'un bir filmini daha izledi Bayan Kene. Aşkı kabardı. Mavi gözlerinde umutsuzluğu, boşluğu görmek içini burktu. Onunla barda eğlenen arkadaşı olmak istedi. Theron'un gözlerine huzur yerleştiğinde Bayan Kene'nin de içi huzurla doldu. Yüzünde bir gülümsemeyle bitirdi filmi.
Bayan Kene'nin yazar olmaktan tutun da pony olmaya kadar pek çok hayali var. Ama gerçek dünyadan en çok daraldığı zamanlarda kafasını dağıtmak için izlediği kanallarda genelde bunlar oynuyor. Bir süre izliyor ve uykuya dalıyor. Sabaha güzel uyanıyor.
Bu gün güzel uyandı Bayan Kene. Güzel devam edeceğini de hissediyor. Önündeki dayak seansından korkmuyor. Dizi konusunda karamsar düşünceleri yok. Havanın güzel olduğunu görüyor, dinlediği müziğin güne uygun olduğunu düşünüyor.
"Süper Kahraman olmaya gerek olmayan bir gün." diyor. "Kostümümü giymeme gerek yok!"
Sıcak havayı kemiklerinde, sıcak kahveyi midesinde hissederek balkonda kitap okumaya karar veriyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder