22 Mart 2021 Pazartesi

İki Hayal Kırıklığı Oldu

Korku filmi maratonum yavaş ama emin adımlarla devam ederken ikinci film ile moraller düştü. 

Yönetmeni, meşhur Psycho filminin başrol oyuncusu Anthony Perkins'in oğlu Oz Perkins olan, 2015 yapımı The Blackcoat's Daughter filmi benden anca 3 puan alır. Beş üzerinden alır, ha! O kadar da eli sıkı değilim puan konusunda. 

The Blackcoat's Daughter, aslında çok güzel Rosemary's Baby havasını yakalayabilecek bir film iken, kurgu, senaryodaki boşluklar ve gereksiz sahneleri ile çok ortalama bir korku filmi haline gelmiş. Yazık olmuş. Başarılı oyunculuklar filmi kurtarmaya yetmemiş. Kalbinizi hızlandıran müzikleri atmosferin sürekliliğini sağlamak için yeterli olamamış. Oz Perkins'in diğer filmlerini izlemedim. O yüzden yönetmenin eksikliği gibi haddimi aşan cümleler kurmayacağım. Onun yerine haddimi aşan cümleleri senaryo ve kurguyu eleştirmek için kuruyorum ve senaryoda eksiklikler olduğunu, kurgunun iyi olmadığını iddia ediyorum.

Katolik bir kız okulunda geçen film, üç kızın iç içe geçen hikayesi üzerine kurulu. Din, yalnızlık ve ait olma açlığı gibi konuları işleyen film, bende daha derin inceleme yapma hevesi uyandırmadı maalesef.  Belki de bu yüzden, film bende bir hayal kırıklığı yarattı. Ama bir yandan da insanı daha fazlasını öğrenmek ve kurcalamak için gaza getirmesi de filmin bir başarısı değil midir? Üstüne konuşmayı istemeniz, filmin gördüğünüzden daha fazlasının olduğunu hissettirmesinden kaynaklanmaz mı? 

The Blackcoat's Daughter çok daha iyi bir film olabilirdi. Mesela, karakterlerin hareketlerindeki motivasyonu daha iyi görebilseydik çok şey değişebilirdi, diye düşünüyorum. Kat'in nedenlerini göremediğimiz için ve bütün konu Kat'in hareketleri üzerine kurulu olduğu için diğer bütün sahneler havada kalıyor. Bu bence senaryodaki bir eksiklik.

Filmin işleyişi iç içe geçen zamanlar halinde. Aslında güzel bir anlatım şekli. Filmin genel atmosferine uyuyor. Fakat sahnelerin devamlılığı, yavaş çekim sahnelerin bolluğu, neden olduğunu anlayamadığım sahneler ve neden gerilimi daha yükseltmek adına devem etmediğini anlayamadığım sahneler de bence kurgudaki problemleri gösteriyor. Film biraz daha temizlense ve biraz daha gerilimi yüksek tutacak sahneler eklense gerçekten etkileyici bir korku filmi olabilirdi.

The Blackcoat's Daughter'ı listeme atmamın sebebi Doctor Sleep, Gerald's Game filmleri ile aynı zamanda The Haunting of Hill House dizisinin yönetmeni olan Mike Flanagan'ın favori korku filmi olmasından kaynaklanıyordu. Özellikle The Haunting of The Hill House'dan son derece memnun kalmıştım. Bu nedenle yönetmenin favori filmi ilgimi çekmişti. Konusu da iyi gözüküyordu. E, Rotten'da da %73 oranında bir değerlendirmeye sahip olduğunu görünce listeye eklemek de herhangi bir sakınca görmedim. Ortalamanın üzerinde bir korku filmi beklentim vardı. Aslında beklentilerimi de karşılayabilirdi de...

Neyse, zaten ikinci film de beklentilerin üstünde çıksaydı listenin geri kalanı için inanılmaz derecede yükselip ve normal şartlarda memnun kalacağım filmleri yersiz bir şekilde yermeye başlayabilirdim. Beni korku filmi türünün gerçekleri ile yüzleştirdiği için The Blackcoat's Daughter filmine teşekkür ederim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder