5 Nisan 2021 Pazartesi

Bu Nasıl Bir Pazartesi?

Bayan Kene öyle bir pazartesi geçirdi ki bütün haftayı es geçebilir ve cumartesiden hayatına devam edebilir.

Sabahın soğuğu suratına vurup burnuna da açan bahar çiçeklerinin kokusunun gelmesi ile yeni haberi için yeterli ilhamı alarak güne başladı, Bayan Kene. O yüzden Çoko'yla yürüyüşten döndükten sonra ilk yaptığı şey bardağına kahvesini koymak ve bilgisayar başına geçmek oldu. 

Haberini yazmayı bitirdiğinde evden çıkma vakti de gelmişti. Çantasına mutfak tartısını atmayı hatırladı büyük bir başarı ile. Eksik bir şekilde arabaya bindiğini düşünürken yeni yaptığı tatlıları almadığını hatırlayarak hemen bu eksikliğini de giderdi ve kendisini tebrik etti.

Bayan Mavi'ye gittiğinde hızlı bir "Günaydın!"dan sonra halletmesi gereken bir diğer işe koşturdu. Küçük eve gitti ve günlerdir satmaya çalıştığı bazanın daha detaylı fotoğraflarını çekti. Böylece ilerleyen saatlerde facebook üzerinden satış çabalarına devam edebilecek duruma geldi. Yapılacak işler listesinden bir adet daha işi silip kafeye geldi.

Kafeyi müşteri ağırlayacak hale getirdikten sonra işletme ile ilgili işleri yapmaya başladı. Salgın, müşteri azlığı ve para kazanma derdi ile yeni yollar arayan Bayan Kene ve yol arkadaşları, kahve çekirdek satışı ile müşterilerinin bir nebze de olsa ilgisini çekeceklerine karar vermişlerdi. Bu karar doğrultusunda uygun çekirdek seçilmiş ve sipariş verilmişti. Gerekli bütün malzemeler aynı çatı altında geçtiğimiz hafta toplandı. Böylece Bayan Kene, evden getirmeyi unutmadığı mutfak tartısı ile tartım ve paketleme işlemlerine başladı. 

Bir miktar paket hazırladıktan sonra listede bekleyen diğer işlere geçme zamanı geldi. Çektiği baza resimlerini bir müşteri adayına gönderip, "Kısa sürede cevap verirseniz sevinirim, başka ilgilenenler de var." gibi artist bir mesaj attı. Ardından sabah yazdığı haberin haberini muhabir arkadaşlarına verdi ve gereken düzeltmeler için paslaşmalar başladı. 

Olası müşteriden cevap beklerken, kafe için buldukları başka bir fikri de hayata geçirmek adına çiğ kurabiye hamurunu dolaptan çıkardı, Bayan Kene. Porsiyonlar halinde plastik kutulara yerleştirdi ve satışa hazır hale getirdi. Pişirme talimatını (bu da pek artist bir kelime) yazmak adına etiket ayarladı, yazdı, paketin üstüne yapıştırdı ve yeni ürününü dolaba yerleştirdi.

Kendisine verilen sürenin sonuna geldiği halde mesaj atmamış olası müşteri, "olası" listesinden çıkarıldı ve bir başka olası müşteri ile pazarlığa girişti. Bu sırada haberi için gerekli düzeltmeler yapılmış ve dünyaya yaymaya hazır duruma gelmişti. Olası ikinci müşteriden haber beklerken, kendi haberini dünyaya yaydı, gerekli paylaşımlar yapıldı ve büyük bir iş yapılacaklar listesinden silinmiş oldu. 

Böylece bir molayı hak etti Bayan Kene ve İstanbul'da mahsur kalan işletme ortağını aradı. Havadan sudan muhabbetlerin arasında yapması gereken reklam işlerini ortağına paslayarak çok daha kaliteli bir iş çıkarma imkanı elde etti. Reklam belki çok daha geç çıkacak ama çok daha güzel olacağına şüphe yok! Yeni satacağı kahve paketleri için etiket bastırma planı yapıldı ve bu plan dahilinde yapması gereken işlere bir yenisi eklendi. İstanbul'a kahve paketi yolla! Bayan Kene yeni görevler alarak telefonu kapadı ve olası müşteri ile muhabbetine geri döndü.

Sıkı(!) bir pazarlıktan sonra yarın bazaların alınması için anlaşıldı. Gene de Bayan Kene, satılık ilanını kaldırmadı. Güya geçen cuma bir alıcı çıkmış ve kararlı bir şekilde cuma günü alacağını söylemişti. Cuma günü olası müşteri Bayan Kene'nin telefonlarını açmadı. Bu nedenle diğer olası müşterileri kaybetmemek adına ilanı kaldırmama stratejisini izlemeye karar verdi. 

Ara ara kahve paketleme işine dönen Bayan Kene, küçük ev ile ilgili yapılacaklar listesinde "taciz" maddesine geldi ve Muski'yi aradı. Neredeyse bir yıldır su saati problemini çözmek için Muski ile muhatap olan Bayan Kene, normal şartlarda bürokratik işleri hallederken son derece gerilir. Ama insan garip bir varlık ve gerçekten son raddesine geldiğinde bütün korkularını, gerginliklerini ve çekingenliklerini geride bırakabiliyor. Bayan Kene'de o raddesine erişti ve Muski'yi, işini halledinceye kadar her gün aramaya karar verdi. Karşı taraf için daha can sıkıcı olduğunu düşünerek tatmin olan Bayan Kene günlük tacizini de geride bıraktığında saatler 14.30 olmuştu.

Dili, parmakları, ayakları yorulmuş vaziyette koltuğa çöktü. Yarın yapılacak işleri gözden geçirdi;

*Baza satışını hallet.
    -Hallolmaz ise başka müşteri bul!
*Kahve paketini ve muhasebeci için fişleri kargoya ver.
*Reklam işi bu güne yetişmezse yarın için gereken hatırlatmaları yap.
*Muski'yi taciz et.
*Mantar Terbiyecisi Hanım'a mail at.

Yarına bu kadar iş yeter, diye düşündü Bayan Kene. Bugün için yapması gereken son şeye geçti. Sürpriz bir şekilde listesine eklenen ama güzel bir şeye vesile olacak feminist film listesi için ortak erişilen bir tablo açmak. Bunu da yaptıktan sonra biraz beynini boşaltmak adına oyun oynayabilirdi. Sonra gidip biraz daha kahve paketlerdi. Böylece kafede müşterisiz geçmesine rağmen son derece verimli geçirdiğine inandığı bir günü daha geride bırakabilirdi.

Bayan Kene son görevini gerçekleştirmek için yeni bir sekme açtı.

2 yorum:

  1. Eheue ben de sonradan "amma çok ağlamışım iki üç iş yaptım" diye düşünmüştüm ama şimdi okuyunca iyi iş yapmışım, dedim :)

    YanıtlaSil