30 Haziran 2021 Çarşamba

Bir Telefon Görüşmesinin Ardından

Bu haftaki telefon konuşması tatsız başladı. 

Pazartesi günü online görüşme yaparak Bay Nerd'ü hâkim karşısına çıkarmışlar. Aslında bu zaten beklediğimiz ve sonunda bir şey çıkmayacağını bildiğimiz bir "aylık değerlendirme" idi. Ama hâkim karşısına çıkmış olmak ve hiçbir avukatın da o görüşmede bulunmuyor olması Bay Nerd'ü rahatsız etmiş.

"Pazartesi hâkim karşısına çıkardılar. Avukatların haberi yok. Bana savunmana ekleyeceğin bir şey var mı, diye sordu hâkim. Yok, dedim. Tutukluluğunun devamına diye karar verdi." dedi. Morali bozuktu, kızgındı. 

Ve ben de başka herkesin yaptığı hatayı yaptım ve ona "Moralini bozma." dedim. Gerçek bir aptalsın Bayan Kene!

28 Haziran 2021 Pazartesi

40 Derece

Şarkı mı böyle yoksa amfiden mi kaynaklanıyor, diye geçirdi aklından. Lanet elektronik indie müzikler!

Sen aniden kesildi, başından aşağı saniyenin binde birinde kaynar sular döküldü ve şarkı kaldığı yerden devam etti.

Bu gerginliğe daha fazla dayanamacağına karar verdi ve hışımla ayağa kalktı. Amfinin bağlı olduğu telefonun kilidini açtı sert hareketlerle. Bildiği, sevdiği, ritmine, müziğine aşina olduğu bir parça açmaya karar verdi. Düzensiz kesintilerin olmadığı, normal bir şarkı!

Bir süre amfinin başında dikilerek parçada olmaması gereken cızırtı ve duraklamaları duymayı bekledi. Patti kazasız belasız şarkıya girdi;

27 Haziran 2021 Pazar

Arada Orada Burada Kaldım

Neredeyse 2 aydır yazmıyorum ama bunun çok mantıklı bir sebebi var. Belki de ilk defa yazamıyor oluşumun bu kadar mantıklı bir sebebi var. 

Hâlâ bu sebebi başından sonuna kadar anlatacak gücü kendimde bulamıyorum. Belki de henüz bir sona ulaşamadığı için olabilir bu. Ama ihtimaller üzerine düşünmek mevcut durumu değiştirmiyor. Ve mevcut durum benim hâlâ 23 Nisan'da başlayan kaosu anlatmaya halimin olmayışı.

Gene de kısa, ruh halimi en basit haliyle anlatan bir yazı yazarak geri dönmeyi başardım. Çok kaliteli bir geri dönüş olmadı, farkındayım. Ama zaten hayatımda şu ara kalite aramıyorum.

21 Haziran 2021 Pazartesi

Konuğumuz Bayan Kene

"Aramıza tekrar hoş geldiniz Bayan Kene. Görüyorum ki yakın arkadaşlarınız Charlie ve Holden'ı da yanınıza almışsınız." diyor üzerinde kırmızı bir döpiyes olan saçları, elleri ve yüzü bakımlı olan spiker. 

Bayan Kene suratına zoraki bir gülümseme yerleştiriyor. Spikerin karşısında kendi bakımsız saçları, elleri ve yüzü ile olmaktan rahatsız. Ama bir yandan da orada olması gerekiyor. Dinlemesi ve anlatması gerekiyor. En azından yanımda onlar var, diye düşünüyor. Solunda kafasındaki kasketi ellerinin arasında almış Holden oturuyor. Yüzünde yarım bir gülümseme, o da Bayan Kene gibi huzursuz bir şekilde bekliyor. Sağında ise eski püskü ayakkabıları ayağına büyük gelen Charlie. Charlie üzerindeki pespaye kıyafetlerden rahatsız gibi gözükmüyor. Sanki kafasındaki şapka ve elindeki baston bütün pespayeliğini atıp ona beyefendi bir hava katıyor. İyi ki onlar var, diye içinden geçiriyor Bayan Kene. Yoksa buna cesaret edemezdi.

19 Nisan 2021 Pazartesi

Seni Bulduğuma Çok Memnunum Since Otar Left

Kendimi hiçbir filme bu kadar yakın hissetmemiştim. 2003 yapımı Julie Bertucelli'nin Since Otar Left filmi, bulduğuma ve izlediğime son derece mutlu olduğum bir film oldu. 

Feminist Film Toplaşması fikri ile 2000'lerde çıkan feminist filmler arayışına giriştim. İzleyip de aklımda yer eden ve "feminist film" olarak değerlendirdiğim filmlerden esinlenerek "Google'ın götürdüğü yere git" politikasını izlemeye başladım. Bu yolculuğum beni Fransız kadın yönetmen Julie Bertucelli'nin ilk uzun metraj filmi Since Otar Left'e ulaştırdı. Bundan önce belgeseller çekmiş olan Bertucelli, bu filmi ile pek çok ödül almış. Yüksek puanı, aldığı iyi eleştirileri ve konusu ile film tabii ki beni cezbetti ve listeye attım.

Yaşadığın Çağı Sevdiren Film The Nightingale

Korku filmi maratonumda çeşitli problemler ile karşılaştım. Bu problemin ilki benim listeye eklediğim filmi eksik araştırmamdan kaynaklandı. Ama çok geçerli olduğunu düşündüğüm bir sebebim var. 

2014 yapımı The Babadook filmi çok beğendiğim bir korku filmidir. Aslında şimdi düşününce o filmi şu an sahip olduğum yorumlama yetisi ile tekrar izlemem lazım. Neyse, filmi izlerken çok korkmuş dolayısıyla da çok beğenmiştim. Basit bir hikayesi, gergin bir atmosferi, çok iyi oyunculukları olan bir filmdi. O yüzden, bütün bu maraton hadisesini başlatan korku filmi listesinde The Babadook'la karşılaşınca çok mutlu olmuştum. Ama bu mutluluğum, yönetmen hakkında hiçbir bir bilgi sahibi olmayışımı idrak etmemle son buldu. Hemen ufak çaplı araştırma için Jennifer Kent hakkında biraz vikisel okumalar yaptım. Basit araştırmam beni Kent'in son filmi The Nightingale'e ulaştırdı ve ben çok fazla düşünmeden filmi Korku Filmi Maratonu listesine ekledim. Neden? Çünkü The Babadook'un yönetmeninin filmi! Ve basit mantığım, korku filmi yapan bir yönetmenin diğer filmlerin de korku filmi olacağından son derece emindi.

RadyoBeyin'de Eski Bir Dostu Ağarlıyoruz

Bayan Kene, sabah kafeyi açma işlemlerini gerçekleştirdikten sonra açık olduğuna dair en güçlü işareti veren telefonun yanına gitti. Bu güne, bu havaya ve bu ruh haline yakışır şarkı üzerinde düşünmeye başladı. 

İşte bu noktada RadyoBeyin olarak kontrolü elimize almamız gerektiğini fark ettik!