12 Aralık 2020 Cumartesi

Koşarım ki Ben!

Son seansın son dakikalarında Bayan Kene'ye dank etti. 

Bu seansın sonunda çile bitti mi, devam mı edecek sorusundan daha önemli bir soru vardı; operasyon geçirmesi gerekip gerekmediği!..

Vücudunda karıncanmalara ve beyninde zonklama neden olan bu sorunun, seansın sonunda aklına gelmiş olması aslında iyiydi. Dün gece bunu idrak etmiş olsa uyuyamaz, yatakta dört döner, midesi bulanırdı. Ama bütün bunları şimdi yaşıyordu. 10 dakika sonra ya bu hisler bitecek ya da çok daha pik bir seviyeye ulaşacaktı.

"Bugün son günüm." dedi, germeye gelen Lalettan Fizyoterapist'e. Her anlamda germeye geldiğini düşünmek garip bir şekilde eğlendirdi Bayan Kene'yi ama saçma komik düşüncelerine dalamayacak kadar tedirgindi. Daha doğrusu gergin!

11 Aralık 2020 Cuma

We Are Little Zombies ve Harika Japon Sineması

Her sahnesi, çekimi ve diyaloğu ile kafamı kurcalayacak bir film izleme aşkı kabarmıştı içimde. O aşkla Rotten Tomatoes'in listesine girdim bastım "Art&Foreign" listesine. Beni memnun edeceğine inandığım bir iki filmi listeme ekledim ve geçen gün bir tanesini izledik.

Sinema Kulübü'nün fransız yeni akım sineması ile beni detaylı ve sert bir şekilde tanıştırmış olmasının çok faydasını gördüm bu filmi izlerken! Bu tecrübeden mahrum kalmış Bay Nerd, ara ara "Neler oluyor yahu? Aaa, yeter ama..." şeklinde çeşitli şikayetlerde bulundu ama konu ve absürtlük seviyesi ile O'da filmi tamamladı.

We Are Little Zombies, sahip olduğu bütün öğeleri ile (çekim, kurgu, anlatım ve senaryo) tam bir fransız yeni akım sinemasının Japon kültürü ve Japon sinemasında varoluşunu gösteren bir film. Daha ilk giriş sahnesinde karşınıza çıkan saçma editi ile anlıyorsunuz nasıl bir şeyle karşı karşıya olduğunuzu. Diyaloglar ile cutları takip etmek için çok çaba harcamanız gereken zamanlar da oluyor. Ve evet, bazen ekrana bakıp "Şu anda ne görüyorum?" dediğiniz zamanlar da oluyor.

8 Aralık 2020 Salı

Alışılmadık kadrajlı film: Mommy

Xavier Dolan'ı severim. Çok genç yaşta film yönetmesi ile dikkatimi çekmiş ve filmini de baya beğendiğim için resmen aklımda yer etmişti. Ara ara açıp yaptığı başka film var mı, diye bakardım. 

Geçenlerde, uzun zamandır bakmadığımı fark ettim. Bu ne demekti? Bu bir altın  madeni buldum demekti! 

Hemen ufak bir internet gezinmesinden sonra 2014'te yaptığı Mommy filmini attım listeye. Sorunlu bir çocuğu olan dul bir kadının hikayesi. Leziz...

Bayan Kene Son Düzlüğe Girdi!

Öyle böyle, anırta kanırta, ağlaya zırlaya fizik tedavinin son haftasına girdim. Emeği geçenlere teşekkür etme işini son güne bırakacağım. Çünkü sonuç beni tatmin etmezse teşekkür listesinden silinecek isimler olacak! 

Bu bir tehdit mi?! 

Kesinlikle!

Şunu belirtmek gerekiyor ki, gerçekten iyileştiğimi son hafta ve ondan bir önceki hafta idrak etmeye başladım. Diğer haftalar, ağrının üzerimde yarattığı psikoloji ile geleceğe karşı karamsar bakıyordum. Ama bu son iki hafta, gerek evde yaptığım egzersizlerde daha az ağrı çekiyor olmam, gerek daha normal yürümem gerçekten dizimin iyileşeceği konusunda bana moral verdi. 

2 Aralık 2020 Çarşamba

Aralık ve Arkadaşları

Kasım göz açıp kapayıncaya kadar geçti mi yoksa bir ağda misali uzadıkça uzadı mı, kararsızım. 

İçinde barındırdığı olaylar sebebi ile hem fiziksel hem de ruhsal olarak yorucu geçtiği için sanki ağdalı bir kıvama sahipmiş hissi uyandırıyor. Ama bir yandan da bir sürü koşturma, harala gürele ile geçtiği, hep bir sayılı günün beklenmesi durumu olduğu için de pek çabuk geçti gitti gibi geliyor.

Sanırım hızlı geçmesini sırtımıza vurduğu yap-git kırbacına, bitmek bilmemesini de üzerimizde yarattığı yoğun grimsi bulutlara borçluyuz. 

25 Kasım 2020 Çarşamba

Hayal Kanalları, Yeni Güne Başlamanın İlacı

Bayan Kene bu gün yeni bir güne başladığını hissediyor!

Kahvenin tadı daha bir güzel, dışarıdaki hava daha bir davetkar, kulaklığında dinlediği Steive Nicks parçası daha bir baştan çıkarıcı...

Bayan Kene tutuk dizine rağmen bir iki dans figürü bile yapıyor. Dışarıdan çok zavallıca hareketler gibi görünebilir ama uzun zamandır içinde uyuyan devin yavaş yavaş uyanışının hareketleri bunlar. O yüzden biraz sıkın dişinizi, zamanla daha az yüz kızartıcı hareketlere dönüşecek. Kozasından çıkan bir Kral Kelebeği gibi!

Daha fazla metafora ihtiyacı olan?! 

24 Kasım 2020 Salı

Çoğu Gitti Azı Kaldı

Zorlu fizik tedavi sürecinin yarısını geride bıraktım. 

Başladığımdan çok daha iyi bir yerdeyim, orası kesin. Ama kalan yarısını tamamladığımda sakatlanmamdan önceki duruma ulaşacağımdan emin değilim. Dizim tutuk, hareket ettirmesi zor ve sanki üzerine fazla yüklensem beni yarı yolda bırakacakmış gibi. Bu alanda uzman olan insanlar, önümüzdeki seanslarda bu durumun tamamen düzeleceğine emin vaziyetteler. Ben ise tedirginim.