Öncelikle neden Citizen Kane filmine taktığımdan bahsedeyim.
Sinema tarihinde büyük iz bırakan filmlere göz atarken, bir listenin birinde Citizen Kane karşıma çıktı. O kadar çok ama o kadar çok duymuştum ki filmi, karşıma çıkınca merakım daha da arttı. Filmin konusu hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Sadece Orson Welles'in pek ünlü biri olduğunu ve Citizen Kane filminin de pek ünlü bir film olduğunu biliyordum. Ama ününün nedenleri konusunda bir fikrim yoktu.
Karşılaştığım listede, gerek sinematografik açıdan, gerek senaryo açısından filmin amerikan sinemasında büyük bir adım attığını okudum ve merakım gittikçe arttı. Biraz da Orson Welles kimdir, necidir, diye bakayım dedim ve beni şaşırtan daha fazla bilgi öğrendim.
Yirmi altı yaşında Citizen Kane filmini yönetmiş, yapımcılığını yapmış ve boş rolü oynamış biri olarak adını ve ilgili filmi sinema tarihinin en önemli filmi yapmış biriyle karşılaşmak, tabiri caiz ise, resmen aklımı başımdan aldı.
Çünkü düşünün, siz daha önce bir radyo kanalında çalışan 26 yaşındaki birine parayı gömer misiniz? Ve bu 26 yaşındaki birinin sinema tarihinin en çok konuşulan filmlerinden birine imza atacağını ön görebilir misiniz?
Genç yaşta yapılan işler ve bu işlerin devasalığı beni hep cezbetmiştir. Bu nedenledir ki Citizen Kane hakkında öğrendiğim her şey bana filmi izlemek konusunda gaz verdi.
Geçenlerde bu kadar konuşulanın ne olduğunu öğrenmek ve ilk elden tecrübe etmek adına oturdum izledim filmi.
Aynı döneme ait izlediğim iki film varmış, biri Hitchcock'un Rebecca'sı biri de Chaplin'nin The Great Dictator'ü. Daha da eskiye gidersek ünlü Gone With The Wind, City Lights dönemlerine giriyoruz. Peki neden bu kadar ayrıntıya girdim? Çünkü Citizen Kane'in neden bu kadar konuşulduğunu net olarak görebilmek için, çok genel de olsa, o dönem filmlerinin şekli şemalini düşünmenin çok önemli olduğunu fark ettim.
Klasik amerikan sinemasında, karakterin hikayeyi anlattığı ya da devamlı karakterin etrafında, kesin bir zaman akışında giden olayları izleyerek giriş, gelişme, sonuca götüren bir taslak hakim. Citizen Kane, açılış sahnesinden tutun da sonuna kadar bu hikaye anlatımını kırarak zaten seyirciye alışık olmadığı bir tecrübe yaşatmış. Muhtemelen filmin çıktığı zaman gişe yapamamasının sebebi de bu.
Teknik açıdan da seyirci alışkın olmadığı bir film izliyor. Açılış sahnesinde köşkün penceresine odaklanmadan, kırılan kürenin yansımasındaki harekete kadar kamera açıları, yakının ve uzağın net olduğu çekimler, belli başlı karakterler dışında pek çok karakteri karanlıkta bırakan ışık tasarımı... Rebecca'da da teknik açıdan şaşırtan sahneler vardı ama Citizen Kane'nin biraz daha farklı ve yoğun bir uygulamaya sahip olduğunu düşünüyorum.
Peki ya konu? Konu belki de filmin en ilgi çekici olmayan ögesi. Milyarder Kane'nin bir medya kralı olmasından yalnız bir adam halini almasına kadar geçen süreyi anlatıyor. Senaryoyu Mankiewicz'le yazarken dönemin medya krallarından esinlenmişler. Ve ortaya, aşağı yukarı tahmin edebileceğimiz iniş ve çıkışlara sahip bir karakterin öyküsü çıkmış. Ama politikaya, medyaya ve sistemin işleyişine karşı gelen dokunuşları yapmaktan çekinmemiş Orson Welles. Demeçler veren sahnelerin her biri bu açıdan ayrı ayrı irdelenebilir olduğunu düşünüyorum.
Bütün bunlar, filmin o dönem için neden olay yarattığını anlamamı sağladı. Ama beni asıl şaşırtan yapımcılık kısmında. Belki çok tekrar ettim ama bu genç yaş olayını biraz daha açmak istiyorum, çünkü olay düşündüğünüzden de büyük!!
Radyodaki The War of Worlds ile ilgiyi üzerine çeken Orson Welles, o yaşta, RKO Radio Pictures şirketinden, tek kontrolün kendisinde olacağı iki filmlik bir anlaşma koparabilmiş! Oyuncusundan, senaryosuna, yönetmenliğinden, yapımcılığına her şeyin kendisinin kontrol edeceği, son sözün kendisinde olduğu bu anlaşma Hollywood'da olay olmuş. Nasıl olmasın? Bu zamana kadar tek bir uzun metraj filmi olmayan 26 yaşındaki bir zibidi ile böyle bir anlaşma yapmak... Ya Orson Welles'in ikna gücünün inanılmaz olduğunu düşündürtüyor ya da RKO'dakiler büyük risklere girmeyi seven tipler. Ama sonuçta Orson Welles o anlaşmayı imzalamış ve o zamandan bu zamana kadar hala konuşulan Citizen Kane filmini çekmiş. Ben 26 yaşında iken yüksek lisansımı yeni bitirmiş, bir inşaat şirketinde "Emekliliğime daha ne kadar çok var!" diye hayıflanıyordum. Girdiğim işe de yüksek ikna gücüm ile değil, arkadaş referansı ile girmiştim... Hayat...
Citizen Kane, bittirdiğinizde sizi, duyduklarınızdan ötürü, hayal kırıklığına uğratacak bir film olabilir. Zira bu gözler neler gördü!.. Ama umarım bu yazdıklarımı okuduktan sonra biraz olsun gözünüzde değer kazanır. Çünkü çıktığı zamana ve çıktığı imkanlara baş kaldıran bir film olduğunu düşünüyorum.
Ve insan merak ediyor, Orson Welles bundan sonra başka neler yapmış acaba?
Biz kiii, 19 yaşında İstanbulu fetheden Fatihin torunlaashadhahahadas :D
YanıtlaSilNeyse çaktırmayalım.