Kozmik'in benimle pek arası olmadığını düşünmeye başlamıştım bu muhabbet sonra. Çünkü bende öyle kıpırdanmalar olmuyordu. Hatların açık olduğu hissi gelmiyordu. Bunun üzerine Bayan Goth bana "Kızılderiliğini kaybetmişsin, sezgilerin tıkanmış." dedi. Küçük bir çocuk gibi bozuldum bu duruma. Çünkü kızılderilileri severim. Bayan Kene'nin ara ara kurduğu hayaller arasında doğa ile harmoni içinde yaşayan bir kabilenin şefi olmak var, mesela.
Bayan Goth ile bu diyaloğu 26 Ocak'da yapmışız (teşekkürler yazılı mesajlaşma!) ve o zamandan beri düne kadar bu durum kafamı kurcalıyordu. Düne kadar sezgilerimin tıkanık olmasına bozuktum. Ama dün aslında Evrenin de benimle konuştuğunu fark ettim! Hem de çok uzunca bir süredir! Sadece Bayan Goth'dan daha farklı bir kanala sahibim. Açıklayayım...
Wajda filmi hakkındaki yazımı hatırlarsanız (bknz. burada) önce filmi nasıl bulduğumu sonra yönetmeninin de uzun zamandır izlemek istediğim Mary Shelly filminin yönetmeni olduğunu keşfedişimden bahsetmiştim. İşte, Kozmik'in bana doğru yolda olduğumu anlatma kanalı! Tabii ben bunu o zaman başarılı bir insanın "başarılı olduğunu anlama" şeklinde yazmışım. Bu da doğru tabii ki ama o başarılı insanla karşılaşmış olmam tamamen evrenle aramdaki samimi ilişkiden kaynaklı!
Yetmedi mi? Peki, buyurun...
Yeni yıla girmeden, yeni yılı ve geçmiş yılı anlamlandıracak bir parça arayışına giren Bayan Kene'nin radyoda karşısında Ben Böyleyim şarkısının çıkması ve anında yoğun bir bağ kurulması?! Burada Evren'in uzattığı yardım elini görmemek biraz kasıtlı bir körlük gibi sanki...
Hemen başka bir örnek... Umbrella Academy dizisi ilk çıktığında izleyip izlememek arasında gidip geliyor ve Ellen Page'e rağmen bir türlü başına oturasım gelmiyordu. Dizinin kötü çıkması ve Ellen Page'in kötü bir dizide oynuyor olmasının farkında olmak istemiyordum resmen. Ama bir şey dürttü ve diziyi açtım. Daha ilk bölümünde, mükemmel bir dans sahnesi ile hem Ellen Page'i bir daha sevdim hem de içim rahat bir şekilde diziyi izleyebileceğimi anladım. Kozmik bana doğru yolda olduğumu göstermedi de ne etti?! Ayrıca sezon finalinde de karşıma, her duyduğumda beni mutlu eden Dancing in The Moonlight şarkısını çıkarmış oldu. Diziyi izlemeseydim o gün, o yaşadığım mutluluğu yaşayamayacaktım. Evet, sonra dizinin ikinci sezonu çok
Hala mı kanıt istiyorsunuz?!
Blogumda da çok sık bahsettiğim, etrafımdaki insanları darladığım için belki de duymaktan ve okumaktan sıkıldığınız The Expanse diye bir dizim var. Şu an 5.sezonda ve bomba gibi gidiyor! Öhöm, her neyse... Dizinin büyük bir fanıyım. Bir kitaptan uyarlandığını biliyordum ama ne kitabın adını biliyor ne de okumak aklıma geliyordu. Kafede müşteri beklediğim ve okuyacak bir şeyler arandığım bir gün, daha raflarda yerini almamış ama almayı bekleyen kitaplara doğru gittim. Gözlerim Leviathan Uyanıyor diye bir kitaba kaydı. Bir aralar Leviathan ismindeki bir filmin çelenklerden birini kazandığına dair bir bilgi aklımda kalmıştı. Acaba o filmle bir alakası var mı, diye merak edip kitabı elime aldım. Önce bir bilim kurgu kitabı olduğunu gördüm daha sonra da Enginlik Serisi'nin ilk kitabı olduğunu. Enginlik mi?! Beynimdeki küçük nöronlar bir oraya bir buraya koşturmaya başladı ve küçük bir nöron tanesi elinde ufak bir bilgi kırıntısını şefe getirdi. Çekingen bir sesle sordu, "Bu olabilir mi?" Elindeki bilgi kırıntısında "The Expanse" yazıyordu. İçini açıp da mükemmel insan James Holden'ın ismini görünce, hem okuyacağım kitaba karar vermiş, hem yeni sezonun gelmesini beklerken beni oyalayacak bir şey bulmuş oldum! Bir ara kitabın ilk sayfasına bakasım geldi ve kitabı 2013'te Anneler Günü hediyesi olarak anneme aldığımı gördüm. Daha dizi ortada yokken! Şimdi bu kitabı 2013'te almış olmam ve bundan 7 sene sonra tamamen rastlantısal bir şekilde elime almış olmam Kozmik'in bana tatlı bir göz kırpması değil de nedir?
Bütün bunları düşününce aslında Kozmik'le aramın iyi olduğunu fark ettim. Sezgilerim tıkanık değildi, sadece sezgilerim benimle daha farklı bir şekilde konuşuyordu.
Her yiğidin yoğurt yiyişi nasıl farklı ise her cadının evrenle iletişiminin de farklı olması kadar doğal bir şey olamaz.
Bu arada oldukça rasyonalist bir insan olarak mistik şeylere inancım yok ama sempatim var ve hayal kurmak yapmayı en çok sevdiğim şey. O yüzden başarılı bir kabile şefi olduğum hayaline artık daha sıkı tutunabilirim!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder