Bayan Kene bir süredir pek de alışık olmadığı bir ortama giriyor.
Fizik tedavisi bittikten sonra boşalan günlerini Halk Eğitim'de verilen kurslarla değerlendirme fikri aslında kendisine ait değil. Bir Zamanlar Sıkıntılı Bey ve Bay Sigarayı Planklemem'in ritim kursu maceraları bu fikrin oluşmasına sebep oldu. İstekli bir şekilde ritim kursuna giden bu ikilinin tecrübelerini dinledikçe kendisi de böyle bir ortama girmek istedi. Farklı insanlar arasında farklı bir iş öğrenme coşkusu Bayan Kene'ye çok sık gelmez. Bu nedenle hazır gelmişken üzerine fazla düşünmeden hemen Halk Eğitim Merkezine gitti.
Ne zamandır öğrenmek istediği bir nevi boncuk dizme sanatı olan miyuki kursunu görünce coşkusu daha da arttı. Aslında Youtube videolarını izleyerek de öğrenebileceği bu işi, bu salgın ortamında bir sınıfa doluşarak öğrenmek kulağa çok da anlamlı gelmese de Bayan Kene bir kere bu yolculuğa çıkma kararı almıştı. İsmini yazdırdı ve böylece pek de alışık olmadığı bir ortama adımını attı.
Bayan Kene'nin normal yaşam ortamı genellikle kendi yaşıtları arasında, aşağı yukarı aynı zevklere sahip, aşağı yukarı ilgi alanları birbiri içine geçen bireylerin olduğu bir yer iken, kendini en önemli eşyaları yakın gözlüğü olan, en az bir çocuk sahibi Ege kadınları arasında buldu. İlk gün ortamı gördükten sonra "Çok da devam etmem, öğrenip kendi yoluma bakarım." şeklinde artist bir havaya giren Bayan Kene, kalabalık bir ortamda kendini yalnız hissetme duygusunu uzun zamandan sonra bir daha yaşadı. Sessizliği, sadece önündeki iş ile ilgilenmesi, değil karşı masadaki, yanındaki masada oturan kadının yaptığına bile ilgisizliği ile grubun ismi öğrenilmeyecek insanı olacağını hissederek o günü geride bıraktı.
Ve şimdi kursta ilk ilk ayını bitiriyor! Temel miyuki ve epoksi öğretileri geride kalmasına rağmen, Bayan Kene, kafeler eski hizmetini verene kadar kursa devam etmeye kararlı. Zira ortam tahmin ettiğinden daha ilgi çekici çıktı.
Öğrenci profili, Bayan Kene'nin bu zamana kadar bulunduğu pek çok öğrenci profilinden farklı. Çoğunluğu çocuklu ev hanımlarından oluşan sınıf arkadaşları Bayan Kene'ye ne kadar farklı hayatların olduğunu bir kere daha gösterdi. Neredeyse her öğrencinin hayatında bir kanser tecrübesi (ya kendisi ya kocası ya da anne babası), hepsinin hali hazırda satış yaptıkları tezgahları ve ilgilenmesi gereken en az bir çocuğu var. Bu hayatta babasının bel derdi ile uğraşan, ite kaka yürüyen kafesinde haftanın üç günü çalışan ve sadece kendine karşı sorumlu olan Bayan Kene, aslında hayatın nasıl bir şey olduğunu kendisine gösteren bu ortama girdiği için son derece memnun.
Kendini en yakın hissettiği arkadaşı iki çocuk sahibi, bir kolu doğuştan yarım olan Dövmeli Kadın. Zeka geriliği olan çocukları için Halk Eğitim'in kurs açmamasına ara ara sinirlenen Dövmeli Kadın, uzun kolu üzerinde en az iki dövmesi ile Bayan Kene'nin dikkatini çekmişti. Kendi ismini ilk öğrenen kadının da Dövmeli Kadın olması ile Bayan Kene epoksideki kurs arkadaşını bulmuş oldu.
Miyukideki arkadaşı ise Çatal Sesli Hanım. Devamlı makas getirmeyi unutan Bayan Kene için makası ortalarına koymaya dikkat eden müze işletmecisi Çatal Sesli Hanım bunun karşılığında ipliği iğneye geçirme işini ara ara Bayan Kene'ye devrediyor.
Yavaş yavaş aralarında rahatlayan Bayan Kene, ekonomi konuşmalarına katılıyor, kardeş ilişkileri hakkında tecrübelerini paylaşıyor. İnancın onlarda şekillenmiş halini ilgiyle izliyor. Dinin gerekliliğinden ziyade iç huzurlarına kavuşmanın tercih edildiğini görüyor. Kocaları hakkında gülerek şikayet etmelerini dinliyor. Çocukları aradığında akan suların durduğunu görüyor.
Bayan Kene aslında onlarla vakit geçirdiğinde Bayan Mavi'nin hiç görmediği, göremeyeceği bir yüzünü izlediğini anlıyor. Hatta belki Dominantlar Kraliçesi'nin. Bayan Kene onları anne ve anane olarak biliyor, onları öyle gözlemledi ve öyle tanıdı. Şimdi ise hayatlarının başka bir versiyonuna şahit oluyor gibi hissediyor.
Çay-kahve molasında daha aktif olmak içinden gelmeye başladı Bayan Kene'nin. Belki haftaya bir tatlı götürür. Tatlıdan çok emin değil ama yanında çayını götürmeye kararlı.
Ha, Bayan Kene her kurs dönüşü acaba "Corona oldum mu?" şüphesi ile sonraki günlerde mutfağa gidip kahve koklayıp duruyor, ateşine bakıyor. Küçük bir mekanda 8 kişi toplaşmak hala mantığına ters geliyor ama gitmeye devam edecek. En azından o çay faslının hakkını verinceye kadar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder